Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10562 E. 2014/17489 K. 12.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10562
KARAR NO : 2014/17489
KARAR TARİHİ : 12.11.2014

MAHKEMESİ : VAN 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/09/2013
NUMARASI : 2012/483-2013/450

Taraflar arasında görülen davada Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/09/2013 tarih ve 2012/483-2013/450 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı SGK Başkanlığı vekili ile davalı PTT Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin eczane sahibi ve işleticisi olduğunu, davalılardan SGK ile anlaşmalı olarak sigortalı hastalara reçete karşılığı ilaç verdiğini, verilen ilaç bedellerinin her ayın 15’inde ibraz edilen reçete ve faturalar karşılığının SGK’dan tahsil edildiğini, geciken faturaların bedellerinin takip eden sonraki ayda ödendiğini, fatura bedellerinin ödenmesi için 3 koli halinde belgeleri PTT Muradiye İlçe Müdürlüğü’ne kargo olarak teslim ederek SGK Başkanlığı’na gönderdiklerini, ancak SGK Başkanlığı’nın Ankara’daki görevlisinin ayın onbeşinin geçmesi nedenini ileri sürerek kargoyu teslim almadığını, iade sırasında 3 koliden birinin diğer davalı PTT Genel Müdürlüğü elemanlarınca kaybedildiğini, kaybolan koli içinde bulunan 18.388,33 TL tutarındaki fatura ve reçetelerin kaybolması nedeni ile bu tutarın SGK tarafından ödenmediğini, Ankara iline bir kaç kez giderek evraklarını takip etmek zorunda kaldığını ve yaptığı harcamalarla müvekkilinin zararının toplam 19.404,00 TL olduğunu ileri sürerek, 19.404,00 TL’nin 31/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı SGK Başkanlığı vekili; faturaların usulüne uygun şekilde kargolanmadığı için iade edildiği, kendilerine PTT tarafından sadece 2 kolinin getirildiğini, PTT’nin 1 kolinin taşıyıcıları uhdesinde kaybolduğunu kabul ettiğini, müvekkili kurumun davada muhatap olmayıp sorumluluğunun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı PTT Genel Müdürlüğü vekili; sorumluluklarının söz konusu olmadığını, ancak sorumlu tutulsalar dahi PTT Kargo ve Kurye Yön. 49. maddesine göre sınırlı sorumluluklarının söz konusu olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının içerisinde ilaç fatura ve reçetelerinin bulunduğu koliyi PTT aracılığıyla SGK’ya gönderdiği, SGK Başkanlığı tarafından ayın 15’inden sonra geldiği gerekçesi ile gönderinin kabul edilmediği ve iade edildiği, aynı kolinin iade sırasında davalı PTT Müdürlüğü uhdesinde kaybolduğu, davalı SGK’nın reçete bedellerini ödemediği, oysaki zamanında teslim edilmeyen reçetelerin SGK tarafından teslim edildiği tarihten sonraki ay döneminde teslim alınmış gibi işlem yapılarak ödeme yapılması gerektiği, ayrıca SGK’nın medula sistemi gereği nüshası olmadan da eczacının vermiş olduğu reçetedeki bilgileri tamamen görebildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.914,33 TL’nin dava tarihi olan 22.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı SGK Başkanlığı vekili ve davalı PTT Genel Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı ile davalı SGK ve Türk Eczacılar Birliği arasında düzenlenen dosya kapsamındaki protokolün 4. maddesinde “Ödeme Şartları ve Zamanı” başlığı düzenlenen hükümlere göre eczacı tarafından düzenlenen faturaların ve reçetelerin SGK’ya nasıl gönderileceği ve fatura bedellerinin ne zaman ödeneceği yönünde açıkça düzenleme bulunduğu, bu durumda davalılardan SGK Başkanlığı’nın fatura asıllarının prokol gereği ellerine ulaşmadığı hallerde ödeme yapma yükümlülüğünün bulunmadığı savunmasına itibar edilerek, kargoda kaybolan faturalar nedeniyle SGK Başkanlığı’nın bir kusuru ve sorumluluğunun da bulunmadığı dikkate alındığında, davalı SGK Başkanlığı yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalılardan PTT Genel Müdürlüğü’nün temyiz itirazlarına gelince; dava, PTT tarafından gerçekleştirilen kargo taşıması esnasında davacının gönderilerinden 1 adet kolinin PTT uhdesinde kaybolmasından kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından taşımaya konu gönderinin değerine ilişkin bir not düşülmemiş ve sigortalı olarak gönderi seçeneği seçilmemiştir. Bu durumda davalı PTT yönünden uygulama alanı bulacak kanun hükümleri 5584 sayılı Posta Kanunu 47/1 maddesi ve 50. maddesi, 27961 sayılı PTT Kargo ve Kurya Gönderileri Hakkındaki Yönetmeliğinin 49/2-3 maddesi olup; buna göre PTT’nin sorumlu olduğu hallerde dava hakkı göndericiye ait olup, değer konulmamış bir kolinin kaybolması, çalınması veya hasarı halinde PTT İdaresi, kolinin postaya verildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değerini ve hasar halinde, uğradığı zarar derecesini gözönüne alarak bir taahhütlü mektup tazminatından az olmamak üzere, kolinin adi posta ücretinin 10 katı tutarında tazminat ödemekle yükümlü tutulmuştur. Kanuni düzenlemeler dikkate alındığında PTT’nin, gönderen-davacıya karşı sınırlı sorumluluğu söz konusudur (Y.11.H.D. 2006/13825e.,2010/1027k.). Bu durumda ilgili yasal düzenlemeler de dikkate alınarak davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için dava konusu kargo taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak davacının zarar miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir (Y. 11. H.D. 2012/4686e., 2013/5301k.)
SONUÇ: Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafların vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı SGK Başkanlığı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden PTT Genel Müdürlüğü’ne iadesine, 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.