Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/11006 E. 2014/17390 K. 12.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11006
KARAR NO : 2014/17390
KARAR TARİHİ : 12.11.2014

MAHKEMESİ : BEYKOZ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/03/2014
NUMARASI : 2013/319-2014/97

Taraflar arasında görülen davada Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/03/2014 tarih ve 2013/319-2014/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 02/09/2009 ödeme tarihli T..’a ait 6.000,00 TL tutarında çek aldığını, çekin vadesi geldiğinde ödenmediğini, Beykoz İcra Müdürlüğü’nün 2009/4729 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, Beykoz İcra Hukuk Mahkemesi’nce itirazın kaldırılmasına karar verilmişse de bu karar Yargıtay’ca bozulduğunu, neticede müvekkilinin davalıdan alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek; 6.000,00 TL’nin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, çekin İİK’nın 68. maddesinde yazılı belgelerden olduğu, davalının bu belgeye karşılık borcunu ödediğine dair geçerli bir belge ibraz etmediği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 6.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, çeke dayalı alacak istemine ilişkin olup davalı vekili, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, yargılamanın müvekkilinin yokluğunda sonuçlandırılarak, müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür. 1982 Anayasasının 36., HUMK’nın 73., 6100 sayılı HMK’nın 27. maddeleri hükümleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, hukuki dinlenilme hakkı nazara alınmadan karar verilemeyecektir. 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21/2., Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 31. maddesi hükümlerine göre de, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.
Somut uyuşmazlıkta davalı adına çıkartılan dava dilekçesi tebligatında “Gösterilen adres muhatabın Adres Kayıt Sistemindeki adresi olup, tebliğ imkansızlığı nedeniyle Teb. K. m. 21/2 gereğince Dereseki Mahallesi azası Şenol Uzun’a 10/09/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.” yazılı bulunsa da mazbatada yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ek-1’de yer alan (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnamenin gösterilen adresteki kapıya yapıştırıldığına dair bir şerhin yer almadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, adı geçen davalıya yapılan tebligatın usulsüz olduğunun kabulüyle mahkemece davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edilerek, davalı tarafın savunması yönündeki delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken geçersiz tebliğe rağmen davalının yokluğunda yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.