Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16694 E. 2014/18873 K. 03.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16694
KARAR NO : 2014/18873
KARAR TARİHİ : 03.12.2014

MAHKEMESİ : ERZURUM 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/02/2014
NUMARASI : 2009/195-2014/139

Taraflar arasında görülen davada Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/02/2014 tarih ve 2009/195-2014/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalıya 21/10/2005 tarihli kredi sözleşmesi ile 40.000 TL kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi nedeniyle tüm borçlulara ihtarname tebliğ ettirdiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 7.500,00 TL’nin kredi tarihlerinden itibaren ticari kredi temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı; kredi başvurusu için bankaya gittiğini ancak hiçbir belgeye imza atmadığını, üzerine kayıtlı iki araç görünse de plakalarını dahi bilmediğini, L.. Otomotiv’e araba almak için gittiğini ve bu sırada kimliğini ve bir takım belgeleri oraya bıraktığını, kredi sözleşmesindeki imzayı kabul etmediğini, ancak noterde araç alacağım diye imza attığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşmedeki imzanın davalı eli ürünü olduğu, davalının davacıdan kredi kullandığı L.. Otomotiv’in de kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, davacının talep edeceği alacak miktarının 10.312,75 TL asıl alacak 7.139,24 TL faiz 356,96 TL BSMV olmak üzere toplam 20.608,95 TL olduğu gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak; davanın kabulü ile 7.500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek %29,70 faizi ve %5 BSMV ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı, her nekadar 10.04.2014 tarihli temyize cevap dilekçesi ile aleyhine verilen hükmün yerinde olmadığından bahisle temyiz iradesi göstermiş ve işbu dilekçenin katılma yoluyla temyiz istemi niteliğinde olduğu değerlendirilmiş ise de, söz konusu dilekçenin temyiz defterine kayıt edilmediği gibi temyiz harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından temyiz isteğinin reddi gerekmiştir.
2- Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece her ne kadar dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmediğinden bahisle dava tarihinden itibaren asıl alacağa temerrüt faizi işleyeceği sonucuna varılmış ise de, mahkemece yapılan araştırma yeterli bulunmamaktadır. Hesap kat ihtarnamesinin davalıya tebliğ edilip edilmediğine dair tebliğ evrakının incelenmesi için notere yazılan müzekkere
cevabında davayla ilgisi kurulamayan gerçek ve tüzel kişilere ilişkin tebliğ evrakları gönderilmiş olup, bilirkişi raporunda da hesap kat ihtarnamesinin davalıya adreste tanınmadığı ve adres değişikliği nedeniyle tebliğ edilemediği için davalının temerrüde düşürülemediği ifade edilmiştir. Ancak, bu durum dosya kapsamında denetlenememektedir. Bu tespitlerin neye dayandığı, yerinde olup olmadığı mahkemece araştırılıp incelenmemiştir. Bu nedenle, mahkemece söz konusu tebliğ evrakının getirtilerek, sözleşmedeki tebligatla ilgili hükümler de nazara alınmak suretiyle davalının temerrüt tarihinin belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının katılma yoluyla temyiz isteminin reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenler davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 03.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.