YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13155
KARAR NO : 2014/18874
KARAR TARİHİ : 03.12.2014
MAHKEMESİ : MALAZGİRT ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/05/2014
NUMARASI : 2012/47-2014/160
Taraflar arasında görülen davada Malazgirt Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/05/2014 tarih ve 2012/47-2014/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, yenileme emri gönderilerek icra takibine 2012/10 yeni esas üzerinden devam edildiğini, oysa müvekkilinin davalı kuruma hiçbir borcu bulunmadığını, davalı bankadan çekilen kredinin asıl borçlusu E.K..’ın bu icra takibinde borca itiraz ederek borcu kabul etmediğini beyanla takibi durdurduğunu, müvekkilinin ise asıl borçlunun bu itirazı üzerine takibin duracağını zannederek herhangi bir hukuki girişimde bulunmadığını, nitekim asıl borçlu yönünden davalı bankadan kredi çekmediği ve borçlu bulunmadığına karar verilmiş ve karar kesinleşmiş olmakla, kefil sıfatı taşıyan müvekkilinin de herhangi bir borcunun bulunmadığının kabulü gerektiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin tedbiren durdurulmasını ayrıca takip kötü niyetle yapıldığından ve devam edildiğinden takip konusu toplam meblağın %40’ından az olmamak üzere haksız takip ve kötüniyet tazminatının takip tarihinden itibaren yasal faziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştr.
Davalı vekili, davalının kefalete dair bir itirazı olmadığını, davadışı 3. kişinin çektiği krediye kefil olduğunu ve ödenmeyen borçtan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı E..K..’ın davalı bankadan tüketici kredisini kullanmadığı anlaşılmış, bu yöndeki mahkeme kararı kesinleşmiş olmakla, asıl alacağa bağlı olan kefilin borcu da olmadığının anlaşıldığı, davalı bankanın icra takibi başlatırken 4077 sayılı Kanun’un 10/2. maddesindeki asıla başvurmadan kefile başvurulamayacağı biçimindeki hükmü ihlal ettiği, kredi kuruluşu olan bankanın kanunun bu hükmünden habersiz olmasının düşünülemeyeceği, ayrıca açılan menfi tespit davasına ve alacak davasına rağmen takibe devam ettiği, bu sebeple yapılan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının Malazgirt İcra Müdürlüğü’nün 2012/10 esas sayılı icra dosyasına konu tüketici kredisinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalının icra takibinde kötü niyetli ve haksız olduğu anlaşıldığından asıl alacağın %40’ı oranındaki kötü niyet tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı banka tarafından kredi sözleşmesinin kat edilmesi ve borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan 08.09.2008 tarihli icra takibinde dosyada mevcut kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzası bulunan davacı da dahil olmak üzere borçlu ve müteselsil kefillerin belirtilmesinde bir hukuka aykırılık yoktur. Bu bakımdan davalı bankanın kötüniyetli olarak icra takibine başladığının kabulü mümkün olmayacağından aynı takibin 03.02.2012 tarihinde yenilenmesi dolayısıyla da kötüniyetli addedilemeyeceği halde, mahkemece yazılı gerekçeyle kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, hüküm bu yönüyle bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.