YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5832
KARAR NO : 2014/13842
KARAR TARİHİ : 16.09.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 52. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/11/2013
NUMARASI : 2012/302-2013/238
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2013 tarih ve 2012/302-2013/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından emtiaların Belçika/Antwerpen Limanı’ndan Diliskelesi/Yılport Limanı’na taşınması işini davalının üstlendiğini, tahliye sırasında yapılan survey raporunda emtiada hasar tespit edildiğini, müvekkilinin sigortalısına 11.905,41 TL ödeyerek sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, 11.905,41 TL’nin davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, E. Lines Shipping Co. Şirketi’nin geminin donatanı olmadığını, bu nedenle donatan sıfatıyla dava açılamayacağını, usulüne uygun hasar tespiti yapılmadığını, hasarın süresinde ihbar edilmediğini, hasarın poliçe kapsamında kalmadığını, konşimentonun ön yüzünde “Liner in/Free Out” ile “Particulars furnished by the merchant but not acknowledge by the carrier” şerhi bulunduğunu, buna göre, yüklemenin taşıyana, boşaltmanın gönderene ait olduğunu, yüke ait beyanların yükletene ait olup, taşıyan tarafından kabul edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasarın gemideki yüklerin tahliyesi sırasında oluştuğu ve yükün tahliyesi sorumluluğunun “Free out” kaydı sebebiyle dava dışı alıcıya ait olduğu, davalının yükün gemiden boşaltılması hususunda yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz yoluyla yapılan taşıma nedeniyle sigortanın taşıyıcıdan rücen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hasarın yüklerin tahliyesi sırasında oluştuğu, konşimentodaki “Free Out” kaydı nedeniyle davalı taşıyıcının yükün gemiden boşaltılması hususunda yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Konişmentodaki “Free Out” klozuna rağmen şayet, geminin varış limanında buna aykırı olarak tahliyeyi taşıyıcı üstlenmiş ise, artık, taşıyan konişmentodaki “Free Out” klozuna dayanarak tahliyedeki hasardan sorumlu olmadığını ileri süremez. Bir başka deyişle, “Free Out” klozuna uygun bir tahliye yapılması durumunda, taşıyanın tahliye sırasında yükte meydana gelen hasarlardan sorumlu olmayacağı ilke olarak doğrudur.
Mülga 6762 sayılı TTK’nın 1061. maddesi ( 6102 sayılı TTK’nın 1178. maddesi) “taşıyan malların yükletilmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve özenini göstermekle yükümlüdür” derken, yüke özen borcunun kapsamına giren faaliyetlerin ancak bir kısmını belirtmektedir. Gerçekte yükün iyi bir halde muhafazası ve gideceği yere salimen varabilmesi için gerekli bütün tedbirler buna dahildir. (Çağa/Kender, Deniz Ticaret Hukuku II, Navlun Sözleşmesi Sayfa 135). Sözleşmeye konulacak “fio” veya “fios” şartı ile mülga 6762 sayılı TTK’nun 1061. maddesinde (6102 sayılı TTK’nın 1178. maddesinde) sayılan faaliyetlerin ve yükümlülüklerin bir kısmı ve netice olarak bunların kötü yapılmasından doğan sorumluluk yükle ilgililere aktarılabilir. Ancak böyle bir şart, kaptanın nezaret görevinin, yükleme ve boşaltma işçilerini gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz (a.g.e sayfa 135-136).
Somut olayda, dosyaya sunulan konişmentoda “Free Out” kaydı yer almaktadır. Bu koşulla, yüklemenin chartererlerin boşaltmanın ise gönderilenin sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir (Prof Dr. Fahiman Tekil, Deniz Hukuku, Sayfa 526). Yükleme, boşaltma ve istif işlerinin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi TTK’nun 975. maddesi (6102 sayılı TTK’nun 1091. maddesi) uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğu vardır. Bu durumda, yük hasarına münhasır olmak üzere yapılan hatalı istif ve boşaltmadan dolayı taşıyanın sorumluluğunun devam ettiği ve müşterek kusurunun bulunduğu gözetilmelidir. Ancak survey raporundaki boşaltmanın gemi vinci ile yapıldığı şeklindeki belirleme mahkemece hiç değerlendirilmemiştir. Mahkemece, öncelikle survey raporunda yapılan bu belirleme gözetilerek, yukarıda yapılan açıklamalar çercevesinde davalı taşıyıcının sorumluluğu değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.