Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7213 E. 2014/13848 K. 16.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7213
KARAR NO : 2014/13848
KARAR TARİHİ : 16.09.2014

MAHKEMESİ : KARAKOÇAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/06/2012
NUMARASI : 2010/182-2012/191

Taraflar arasında görülen davada Karakoçan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/06/2012 tarih ve 2010/182-2012/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait davalı banka nezdindeki vadeli döviz hesabındaki 19.864,94 Euro’nun davalı banka personelince sahte imza ile çekildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle toplam talebini 46.490,15 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, hesap cüzdanında 1995 ile 2005 tarihleri arasında iki adet hareketin elle yazılmış olduğunu, hesap cüzdanın bankacılık mevzuatına uygun olmadığını, hesap cüzdanının varlığının mevduat hesabının varlığını ve miktarını kanıtlamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait hesabın davalı banka personelinin parafıyla kapatıldığı, paranın banka personelince alındığı, davalı bankanın kendisine tevdi edilmiş olan parayı özenli bir şekilde muhafaza edemediği, bu nedenle kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 46.490,15 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesaplarındaki paranın usulsüz işlemle çekilmesi sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Kural olarak davacının bankaya mevduatının tahsili için başvurduğu tarihe kadar ilgili mevduata banka tarafından uygulanan faiz oranları da eklenerek belirlenecek miktarın ana para olarak kabulü ile bu şekilde belirlenecek ana para miktarına, davalı bankanın başvuru tarihinde temerrüde
düştüğü nazara alınarak, başvuru tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir. Vade arası dönemde mevduatın tahsili talebinde bulunulmuş ise bu dönem için vadesiz mevduat faizi uygulanacağı da gözden kaçırılmamalıdır. Ancak mahkemece, hesaptan paranın çekildiği 13.11.2004 tarihinden dava tarihine kadar akdi faiz uygulanarak elde edilen 20.082,14 Euro’nun TL cinsinden karşılığı olan 46.490,15 TL’ye hükmedilmiştir. Bu durumda, mahkemece, dava konusu mevduatın tahsili için yapılan başvuru tarihine kadar davalı bankaca uygulanan faiz miktarı eklenerek oluşacak ana paranın belirlenmesi amacıyla yeniden bankacı bilirkişi raporu alınması ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4603 Sayılı Kanuna tabi bankalarca yeniden yapılandırma sürecinde açılmış veya açılacak davalarda yargı harcından muafiyet getirilmiş olup, 4603 sayılı Kanun kapsamındaki bankalardan olan Ziraat Bankası A.Ş.’nin anılan yasa maddesi uyarınca mahkemeler nezdinde açtıkları veya açılacak davalarda harçtan muafiyeti bulunup, aleyhine açılmış veya açılacak davalarda yargı harçlarından muaf bulunmamasına göre, davalı aleyhine harca hükmedilmemesi hatalı olduğu gibi, kabul şekli bakımından da peşin harcın yargılama giderlerine dahil edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi de çelişki oluşturmuştur. Kararın bu nedenle de ve HMK’nın 435. maddesi uyarınca re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle resen BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.