YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13808
KARAR NO : 2014/18900
KARAR TARİHİ : 03.12.2014
MAHKEMESİ : KAYSERİ (KAPATILAN) 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/05/2014
NUMARASI : 2013/298-2014/100
Taraflar arasında görülen davada Kayseri (Kapatılan) 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/05/2014 tarih ve 2013/298-2014/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 31058 sicil numarası ile Kayseri Ticaret Siciline kayıtlı A.. İnşaat Turizm Dış Tic.Reklam Organizasyon ve C.. San. Tic. Ltd. Şti’nin %33 oranında hisse karşılığı pay sahibi olduğunu, şirketin 100 hisse karşılığında paylara bölünmüş olup pay sahiplerinin ise 33 hisse karşılığı M.. G.. ve 34 hisse karşılığı A. Z.. G.. ait olduğunu, müvekkilinin hissesini diğer hisse sahibi M.. G..’e devrettiğini, işbu devir işleminin usulüne uygun olarak noter tarafından gerçekleştirildiğini, ortaklar kurulunca da karar alınmak sureti ile karar defterine işlendiğini, son olarak devrin Ticaret Sicil Memurluğunca tescili için müracaat ettiklerini, davalı kurumun Ankara 11.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30/11/2012 tarih 2010/1096 sayılı tedbir kararı gerekçesiyle hisse devir tescil talebini reddettiğini, açık ve tartışmadan vareste bir biçimde açıklanacağı şekli ile hisse devirleri yönünden her hangi bir kısıtlılık kararı bulunmadığını, mahkeme tarafından hüküm altına alınmayan bir konuda keyfi bir kararın verilmesinin düşünülemeyeceğini, tedbirin üçüncü kişiler üzerine konulduğunu, oysa müvekkilinin diğer pay sahibi ortağı olan M..G..’e hissesini devretmek istediğini, bu kişinin üçüncü kişi konumunda dahi olmadığını ileri sürerek Kayseri Ticaret Sicil Memurluğu’nca tesis olan 2013/24702 numaralı ve 06/12/2013 tarihli davacıya ait hisse devri tescil talebinin reddine dair işlemin iptali ile davacının 33 adet hisse karşılığının M.. G..’e devrini içerir hisse devir talebinin tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 6762 sayılı TTK.nın ve 27/01/2013 tarihli 28541 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ticaret Sicili Yönetmeliği gereğince pay devri istenilen şirketin sicil kaydında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin tedbir kararının bulunması nedeniyle davacının hisse devri talebinin reddine karar verildiğini, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sırasında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen tedbir kararının kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı; ancak kendisine dava açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama giderinden sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, ticaret sicil memurluğu kararının iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 28. maddesine göre tescil, ancak ilgililer veya mümessilleri yahut hukuki halefleri tarafından yaptırılabilir. Yine aynı Kanun’un 34. maddesi hükmü uyarınca sicil memurluğu kararlarına karşı ancak mahkemeye ilgililer itiraz edebilecektir. Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3. maddesi ile “ilgili”, tacirin hükmi şahıs olması halinde onun yetkili organları veya temsilcileri olarak açıklanmıştır. Dairemizin yerleşik içtihatları da bu doğrultudadır.Somut olayda davacı, dava tarihi itibariyle dava dışı A.. İnşaat Turizm Dış Ticaret Reklam Organizasyon ve C.. Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin hissedarı konumunda olup buna göre mahkemece, “ilgili” sıfatını taşıyıp taşımadığı, dava açma konusunda aktif husumet ehliyeti olup olmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.