Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/15253 E. 2014/17694 K. 14.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15253
KARAR NO : 2014/17694
KARAR TARİHİ : 14.11.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 37. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/07/2013
NUMARASI : 2013/75-2013/179

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 37. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/07/2013 tarih ve 2013/75-2013/179 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/11/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. C.Z.. ile davalı vekili Av. M.. B.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yerli porselen üreticisi olduğunu, davalının internet sitesinde, Türkiye’de üretilen porselenlerin kaliteli ve zarif olmadığını, bir kısım yerli firmaların porselen ithal ettiğini, bunların desenlerinin de Türk insanının zevkine hitap etmediğini, ucuz olması için kalitesinin göz ardı edildiğini ifade ettiğini, anılan yazıda müvekkilinin ürünlerinin, kötülendiğini, incitici açıklamalar yapıldığını, eylemin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, menini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan açıklamada davacının kastedilmediğini, yazı içeriğinin bilimsel gerçekliğe dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının internet sitesindeki açıklamada davacının doğrudan veya dolaylı olarak isminin belirtilmediği, davacının kastedildiğinin sabit olmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nın 54/2, 55/1-a/1, 5 maddelerine dayalı olarak açılmış haksız rekabetin tespiti ve meni istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.04.1994 gün ve 1993/11-965 E, 1994/252 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, davalının kullandığı ilan ve reklamların müşterilerin göz, kulak ve zihinlerinde yarattığı etki bakımından kolaylıkla karşı taraf ile bağ kurulmasına yol açabilecek nitelikte olan ve teamülün kabul ettiği toleransı aşan beyanlar haksız rekabet oluşturur.
Somut olayda, davacı taraf davalının internet sitesinde yayınlanan reklam mahiyetindeki açıklamanın birinci bendinde “Türkiye’de üretilen porselenler gerek teknolojik yetersizlik gerekse ham maddenin yapısından ötürü Avrupa’nın Bavaria ve Limoges bölgesinde üretilen porselenler kadar kaliteli ve zarif olamamaktadır. Bunun yanı sıra Türkiye’de bazı imalatçı firmalar Avrupa’nın çeşitli bölgelerinden porselen ithalatı yapmaktadırlar. Fakat bu firmalar hem yemek takımının içerisindeki kompozisyonu hem de desenlerini Türk insanının zevkine hitap edecek desenler çıkaramamakta veya ucuz olması için kalitesini göz ardı etmektedir.” dendiğini, anılan yazının Türkiye’de porselen imal eden firmaların sınırlı sayıda olması nedeniyle matufiyet özelliği taşıdığını ileri sürmüş, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe itibariyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, uyuşmazlık konusu açıklamanın matufiyet içerip içermediği ve haksız rekabete yol açılıp açılmadığı hususlarındaki inceleme ve değerlendirmesinin yeterli olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece özellikle üniversite öğretim üyelerinden oluşturulacak, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak, Türkiye’de porselen imalatı yapan firmaların sınırlı sayıda olup olmadığı belirlenerek, yukarıda bahsi geçen yazıdaki “imalatçı firmalar” ibaresinden davacının kastedilip kastedilmediği tespiti ve şayet matufiyet bulunması halinde ise, birinci bentteki açıklamanın gerçeğe uygun olup olmadığı, anılan ibarelerin TTK’nın 54/2, 55/1-a/1, 5. maddelerine göre başkasının iş mahsulünü kötüleyici, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere incitici nitelikte açıklama mahiyetinde olup olmadığı ve bu suretle de haksız rekabet şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.