Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/14919 E. 2014/16147 K. 21.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14919
KARAR NO : 2014/16147
KARAR TARİHİ : 21.10.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/04/2013
NUMARASI : 2012/150-2013/99

Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 28. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/04/2013 tarih ve 2012/150-2013/99 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.10.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. M. Ç., davalı banka vekili Av. İ. G.ve fer’i müdahil TMSF vekili Av. C. K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TMSF’ye devrinden önce E. Bank A.Ş’nin Zeytinburnu Şubesine 17/12/2009 tarihinde 78.000 USD yatırdığını, 22/12/1999 tarihinde E. Bank A.Ş yönetimine BDDK tarafından el konularak TMSF’ye devredildiğini, bankaya yatırılan mevduatın E. Bank A.Ş yönetimi tarafından dava dışı E. Bank O. S.Ltd. adlı banka hesabına aktarıldığını, bunun planlı ve kasıtlı işbirliği içinde müvekkilinin zarara uğratıldığını, kanuna karşı hile yapıldığını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faizi ile avalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve ihbar edilen vekili, davanın kesin hüküm, usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi‘nin 2002/214 sayılı dosyasının taraflarının eldeki davayla aynı olduğu, keza konusunun da aynı olduğu ve aynı hesapla ilgili olduğu gerekçesiyle kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık kesin hüküm koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece,yukarıda yazılı gerekçelerle kesin hüküm koşullarının bulunduğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, bir davada kesin hükümden bahsedebilmek için, o davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve müddeabihlerinin aynı olması gerekmektedir. Dava sebebi, maddi olaylardır. Hukuki sebep, dava sebebi değildir. Tarafları ve müddeabihi aynı olsa bile, yeni vakılara dayalı olarak yeni bir dava açılması mümkündür.
Somut olayda, davacı vekili işbu davada müvekkilinin davalıya devir edilen E. A.Ş’nin Zeytinburnu Şubesi’nin çalışanlarının kasıtlı ve aldatıcı davranışları ile yanlış bilgilendirmeleri sonucu vadeli para yatırdığını, anılan bankaya el konulmasından sonra hesaptaki paranın E. O. Ltd. şirketine gönderildiği gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, bu şirketin paravan şirket olduğunun ortaya çıktığını, mal varlığının bulunmadığının belirlendiğini, davalıya devir edilen banka yöneticilerinin eylemleri nedeniyle yargılandıklarını ve mahkum olduklarını davalının dava konusu hesaptaki paradan sorumlu olduğunu iddia ederek 78.000-USD.nin tahsilini istemiş olup, kesin hükme dayanak yapılan İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi‘ nde ise davacı vekili irade fesadı, cumhuriyet savcılığı soruşturmalarından ve soruşturma raporlarından bahsederek tahsil isteminde bulunmuş, mahkemece o davada davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur.Bu durumda davacının işbu davada ayrı vakıalara da dayandığı açık olup, davanın dava sebebinin, önceki açtığı anılan o davadan farklı olduğunun kabulü gerekir.
Bu durum karşısında, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda HUMK.237 (HMK.nun 303) maddesi hükmü uyarınca kesin hüküm koşullarının oluşmadığının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalı İ. Bank A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.