Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7320 E. 2014/16188 K. 22.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7320
KARAR NO : 2014/16188
KARAR TARİHİ : 22.10.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/11/2013
NUMARASI : 2011/237-2013/245

Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/11/2013 tarih ve 2011/237-2013/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ortaklarından A. Ö.’ın tek başına imzaya yektili olmadığı halde davalı banka nezdinde bulunan hesaptan 20/06/2006 tarihli, 20.000,00 TL bedelli çeki imzalayarak usulsüz şekilde kendi kardeşine keşide ettiğini, daha sonra da kendine ciro ederek haksız şekilde kendine menfaat temin ettiğini, davalı bankanın gereken özeni göstermeyerek çek ödemesini yaparken çekin yetkili kişiler tarafından imzalanıp imzalanmadığını kontrol etmeden ödeme yaparak müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu ileri sürerek, şimdilik 20.000 TL alacağın usulsüz işlemin yapıldığı tarih olan 20/06/2006 dan itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin dava dışı Y. ve K.bankası A.Ş. takas merkezi aracılığıyla müvekkili bankaya ibraz edildiğini, takastan ibraz edilen çeklerde çekin görüntülenmesi imkanının bulunmadığını, ayrıca ibraz tarihinde hesapta yeterli bakiyenin bulunmaması üzerine davacı şirket ile iletişime geçilmesi üzerine çek tutarının hesaba aktarıldığını ve ödemenin de bu şekilde gerçekleştirildiğini, davanın sebepsiz zenginleşen son cirantaya yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini ve %40 tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan E.. K.., zamanaşımı itirazında bulunduğu, dava konusu çekle ilgili tarafının 4. ciranta olması nedeni ile taraflar arasındaki ticari ilişkiden haberdar olmadığını, bilinçli olarak bu çeki almadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, çekin ibrazı ile bankanın çekin ödeme aracı olarak niteliklerinin varlığı, yetki ve diğer hususlardan eksikliğinin araştırılması sorumluluğu altında olduğu, takas odaları nizannameleri uyarınca bankaların çekin niteliği ödeme kabiliyetine sahip olup olmadığını değerlendirme imkan ve yetkilerinin bulunduğu, davalı bankanın basiretli tacir gibi denetim mükellefiyetini yerine getirmeyen yetkili imzası bulunmayan çekin tahsiline imkan tanıyarak zararın ortaya çıkmasına sebep olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık isteminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı banka vekili cevap ve rapora itirazlarında, çekin takas odası aracılığı ile ibrazı üzerine davacı şirket ile iletişime geçilerek, hesapta yeterli tutarın bulunmadığının bildirildiğini, bunun üzerine çek bedeli kadar meblağın hesaba yatırıldığını ve ödemenin bu şekilde gerçekleştirildiğini, bu nedenle müvekkiline herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini savunmuştur. Ancak gerek bilirkişi raporlarında gerekse mahkeme kararında hesaba çek bedeli kadar para gönderilmesi hususunun çeki benimseme olarak değerlendirilmesi gerekip gerekmediği ve TTK’nın 321/son maddesi tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı banka vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.