YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13259
KARAR NO : 2014/16197
KARAR TARİHİ : 22.10.2014
MAHKEMESİ : İZMİR(KAPATILAN) 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2013
NUMARASI : 2012/170-2013/191
Taraflar arasında görülen davada İzmir(Kapatılan) 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/05/2013 tarih ve 2012/170-2013/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı MSC SA şirketinin acentesi olduğunu, davalının Alsancak Liman Terminal İşleticisi olan davalı T.. M..’nün tekel hakkı kapsamında geçici depolama görevini yerine getirdiğini, müvekkilinin acenteliğini yaptığı şirket tarafından taşınan emtianın 31.03.2009 tarihinde İzmir Alsancak Limanı’nda tahliye edildiğini, müvekkilinin ifa yardımcısı konumunda olan, ayrıca müvekkili ile aralarında ardiye sözleşmesi kurulan davalının, müvekkilinin bilgi ve talimatı olmaksızın emtiayı gönderilene teslim ettiğini, bu şekilde müvekkilinin konşimentoyu kontrol etme imkanının ortadan kalkmasına, navlun ve teferruatından doğan haklarını tahsil ve hapis hakkını kullanma olanağının yok olmasına sebebiyet veren davalının, müvekkili ile aralarındaki ardiye sözleşmesine yakırı davrandığını, 2.445.00USD demuraj bedelinin de doğru alıcıdan tahsil imkanını yitirdiğini ileri sürerek, bu tutarın 3095 Sayılı Kanun m.4/a hükmü gereğince hesaplanacak faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ilgili gümrük mevzuatı hükümleri çerçevesinde hareket ettiğini, belgeler üzerinde gerekli incelemeleri yaparak malı alıcısına teslim ettiğini, demuraj alacağının muhatabının alıcı olduğunu, müvekkilinden talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı taşıyanın onayı olmadan, taşıyanın menfaatini koruma yükümlülüğü bulunan ve teslim emri olmaksızın teslimatı gerçekleştiremeyecek olan davalının sorumluluğuna sebep olan olgunun, yükün gönderilene teslim edilmesiyle taşıyanın yük üzerindeki kanuni rehin hakkını kullanmaktan mahrum bırakılması olduğu, ancak bu sorumluluğun doğabilmesi için davacının, kanun rehin hakkının veya hapis hakkının temin ettiği alacak hakkını (demuraj alacağını) devam ettirmesi gerektiği, bu alacak için takip yapılmamış veya dava açılmamış ise, bu durumda sadece rehin hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle liman idaresine başvurulamayacağı, asıl alacağı istemeksizin asıl alacağa bağlı hapis hakkının kullanılmasına engel olunmasına ilişkin hakların talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, demuraj alacağına ilişkin olup, davacı M.. A.. taşıyan M.S. C. SA’ya izafeten ve kendi adına asaleten işbu davayı açmış olup, zaman itibariyle olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 119. maddesine göre acente, aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü işlemi yapar ve bu gibi mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı acente ancak acentesi olduğu kişiye izafeten dava açabilir. Ancak somut olayda davacı acente işbu davayı kendi adına da açmıştır. Bu itibarla, mahkemece de davacının taşıyanın acentesi olduğu kabul edildiğine ve davaya konu demuraj alacağının da taşıyana ödendiği iddia ve ispat olunmadığına göre, acente adına açılan davanın davacı acente yönünden aktif dava ehliyeti olmadığı nazara alınarak reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru değil ise de, davacı MSC Gemi Acenteliği tarafından açılan davada verilen ve sonucu itibariyle doğru olan red kararının açıklanan bu değişik gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Uyuşmazlık, taşıma konusu emtianın taşıyıcının rızası olmaksızın davalı Liman İdaresi tarafından gönderilene teslim edilmesi üzerine taşıyıcının konteyner demuraj alacağını davalıdan isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin de kabulünde olduğu gibi davalı M.. A.. taşıyan sıfatını haiz olup, taşıyanın izni veya taşıyan tarafından tanzim edilmiş izin yerine geçen bir belge olmadan malların gönderilen teslimi doğru olmadığı gibi, dava dışı gönderen ve davalı liman idaresi arasında eksik teselsül bulunmakta olup, davacı BK 51 ve 142. maddeleri gereğince müteselsil borçlulardan herbirinden zararının tahsilini isteyebiliceği hususu gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm temyiz eden davacı M. S. C. SA yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile MSC G. Acenteliği tarafından açılan davada verilen kararın açıklanan değişik gerekçe ile ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı Mediterranean S. C. SA vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı M.S.C.SA yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.