Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/12078 E. 2014/19075 K. 05.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12078
KARAR NO : 2014/19075
KARAR TARİHİ : 05.12.2014

MAHKEMESİ : ANKARA(KAPATILAN) 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/02/2014
NUMARASI : 2013/35-2014/30

Taraflar arasında görülen davada Ankara (Kapatılan) 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/02/2014 tarih ve 2013/35-2014/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısı dava dışı S..Enerji Üretim A.Ş’nin Çin’den ithal edip gemi ile İskenderun’a gelen emtiasının gümrük işlemleri, gemiden tahliye, tahliyeden sonra araçlara yüklenmesi, sigortalının Avanos’taki şantiyesine taşınması işlerinin 28.08.2009 tarihli sözleşme ile davalı tarafından üstlenildiğini, davalının sigortalı Senerji A.Ş’nin hem ifa yardımcısı olduğunu hem de taşıyan sıfatı bulunduğunu, davalının sözleşmenin 6. maddesi ile üstlendiği edimleri tam olarak yerine getirmediğini, malların gemiden tahliyesi esnasında yüklenici sıfatıyla emtiayı teslim aldığı esnada emtianın bir kısmının hasarlı, bir kısmının kayıp [zayi] olduğunu dikkate almayıp, bu duruma ilişkin tutanak düzenlemediğini, alıcı konumunda olan S.. A.Ş’nin satıcı-gönderene karşı haklarını kullanabilmesi için muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediğini, davalı malları ihtirazi kayıtsız teslim aldığına göre hasarın gemiye yüklemeden önce veya gemi ile taşındığı sırada meydana geldiğini kanıtlamadıkça sorumlu olduğunu, sigortalıya yapılan ödemenin zarar sorumlusundan rücuan tahsili için başlatılan takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, hasarlı mallar ile ilgili gerekli bildirimlerin sigortalıya yapıldığını ve tutanak tutulduğunu, kolilerin gemiden hasarlı ve dağınık teslim alındığının sigortalının bilgisi dâhilinde olduğunu, sigortalıya teslim edilen malların ihtirazi kayıtsız teslim alınması nedeniyle davalı taşıyanın sorumluluğunun sona erdiğini, malların gemiden tahliye edilmeden önce paketlemesinin kötü olduğu, koli numaralarının bulunmadığı ve eldeki listeye uymadığının sigortalıya bildirildiğini, sözleşmenin 7/2. maddesinde kötü paketlemeden doğacak sorumluluğun müvekkilinde olmayacağının yazılı olduğunu, dağınık gelen kolilerin limanda müvekkilince yeniden paketlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflarca düzenlenen sözleşmenin 2.,6.,7.maddeleri uyarınca davalı yüklenicinin sorumluluğu geminin limana yanaşmasından itibaren başlayacağından taşıma veya gemiye yükleme esnasında oluşan hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmadığı, gemiden hasarlı tahliye edilen mallara ilişkin rezerve tutanağı düzenlendiği, rezerve zaptı uyarınca davalının sorumlu olduğu hasar, eksik-kayıp emtiadan ibaret olup davacının talep edebileceği tazminat tutarının 15.963,80 Euro olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının 15.963,80 Euro asıl alacağa ve 947,85 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.911,65 Euro’ya yönelik itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, emtia blok abonman sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının sorumluluğunun eksik ve kayıp emtiadan ibaret olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak taraf vekilleri hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarına itiraz etmişlerdir. Davacı vekili anılan raporlara itiraz dilekçelerinde, davalının hasarla ilgili olarak limanda tuttuğu tutanakta belirlenen mallar dışında eksper tarafından limanda ve daha sonra sigortalının şantiyesinde yapılan incelemede kayıp ve hasarlı eşyalar tespit edildiğini, davalının dava konusu malların gemiden tahliyesi esnasında muayene ve ihbar külfetini yerine getirmemesi nedeniyle tüm hasar ve kayıptan sorumlu olduğunu iddia ederek yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini bildirmiştir. Davalı vekili de bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde, davacının sigortalısı S.. Enerji Üretim A.Ş’nin müvekkiline gönderdiği ihtarda sadece BTCV-7 nolu paketin teslim edilmediğinden bahsedildiğini, BTCV-11 nolu paketten hiç bahsedilmeyip BTCV-11 nolu kapla ilgili talepte bulunulmadığı halde bilirkişilerce bu kapla ilgili olarak hesap yapılmasının hatalı olduğunu, sigortalı S.. AŞ’nin müvekkiline gönderdiği kargo planı ile geminin kargo planının birbirini tutmadığını, müvekkiline teslim edilen paket listesinde BTCV-7 nolu kabın içinde bilirkişi raporunda belirtilenin aksine 2 oil cylinder değil tek oil cylinder olduğunu, aynı şeyin BTCV-11 nolu kap için de geçerli olduğunu, müvekkilinin elinde bulunan paket listesinde yer almayan ürünlerle ilgili hesabı da kabul etmediklerini, Senerji A.Ş’nin ihtarnamesinde bildirmediği, teslim sırasında ihtirazi kayıt koymadığı mallarla ilgili olarak müvekkilinden herhangi bir talepte bulunamayacağını belirterek taşımadan anlayan bir bilirkişinin de aralarında bulunduğu heyetten rapor alınmasını istemiştir. Mahkemece, taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak, aralarında taşımadan ve taşıma hukukundan anlar bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınıp davalının sorumluluğunun TTK’nın 788. maddesi hükmü ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 05.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.