YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4678
KARAR NO : 2014/11657
KARAR TARİHİ : 17.06.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/04/2013
NUMARASI : 2012/120-2013/61
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/04/2013 tarih ve 2012/120-2013/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirket ortakları R.. T.. ve İ.. G..’ün 1991 yılından bu yana ortak olarak yiyecek, içecek hizmeti veren işletmeler işlettiklerini, 2003 yılında “M. Kebap İskender” işletme unvanı ile bir işletme işletmeye başladıklarını, R.. T..-İ.. G.. “M. Kebap İskender” adi ortaklığı ile Ankara’da şöhret sahibi olduklarını, işletmeleri için tasarlanmış ve kullanmakta oldukları tanıtım işaretini marka olarak adlarına tescil ettirmek üzere 15.5.2007 tarihinde 2007/26431 numara ile TPE’ne başvuruda bulunduklarını, bu başvurunun “M.” ibaresinin 7/c hükmü kapsamında vasıf bildirdiği gerekçesiyle itiraza rağmen TPE YİDK’nın 2008-M-3791 sayılı kararıyla reddedildiğini, müvekkilleri gerçek kişilerin 5.11.2007 tarihinde davalı şirketi kurduklarını, şirketin ticaret unvanını da ortaklıklarının başladığı yılı da gösterecek ve geçmişte yine birlikte var ettikleri “M.” tanıtım işaretini tercih ederek “M. 1991 Gıda Tur. Teks. İnş. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti.” olarak belirlediklerini, daha sonra davalı şirketten ayrıldıklarını, müvekkillerinin davalı şirketin geçmişte kendi işletmeleri için tasarlanmış ve piyasada ilk kez kendileri tarafından kullanılmış ve tanıtılmış tanıtım işaretini-işletme unvanını/logoyu bir süre kullanmalarına sadece muvafakat ettiklerini ancak, davalı şirketin tamamen kötüniyetle müvekkillerinin tasarladığı logoyu ve ayrıca tek başına şekli/logoyu 43. sınıfa dahil hizmetlerde tescil ettirmek üzere 5.8.2009 tarihinde TPE’ne başvurduğunu, her iki marka ve müvekkilleri adına 7/1-c’den tescil edilmemiş “Mangal” ibareli markanın itiraza rağmen davalı adına 13.10.2011 ve 16.8.2010 tarihlerinde tescil edildiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli 2009 41754 ve 2009 41756 numaralı markaların 556 sayılı KHK’nın 7. ve 8. maddeleri ile kötüniyetle tescil nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kurulduğu tarihten beri fasılasız ve çekişmesiz olarak kullandığı logoları kendi adına tescil ettirmesinin ve marka tescilinden doğan haklarını kullanmasının kötüniyet olarak nitelendirilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin davalıdan devraldığı ticari işletme sebebiyle, tescilsiz markanın kullanılmasından doğan önceye dayalı kullanım hakkına sahip olduğu, bu hakkına dayanarak davalı adına tescilli markaların “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından KHK’nın m. 8/3 hükmüne göre hükümsüz kılınmasını talep edebileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki dikkate alındığında markanın bütün taraflarca tescilsiz kullanılması hususunda mutabakat bulunduğu; davalıların Bestekar Sokaktaki işletmeyi aynı unvanla işlettikleri, aralarındaki ticari ilişki, markanın her iki tarafça da kullanımı ve buna dayanarak marka başvurusunda bulundukları anlaşılmakla kötüniyetli başvuru olarak kabul edilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı şirket adına tescilli 2009/41756 ve 2009/41754 no’lu markaların yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı markalarının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece davalı şirket tarafından 5.11.2008 yılındaki işletme devir sözleşmesi ile birlikte uyuşmazlık konusu markaları oluşturan işaretlerin tescilsiz kullanım haklarının da davacı şirkete devrolunduğu, bu nedenle söz konusu işaret üzerinde davacıların hak sahibi olduğundan bahisle chükümsüzlük kararı verilmiştir. Ancak, davalı savunmasında işletme devrine konu olan işyeri dışında B. Sokak’ta kendisi tarafından işletilmekte olan bir başka işyerinde de hükümsüzlük konusu markaları oluşturan işaretleri kullanmakta olduğunu, bu nedenle 5.11.2008 tarihli işletme devriyle birlikte bu işletmede kullanılan marka ve diğer işaretleri kullanma hakkından feragat etmediğini savunmuştur. Bu durumda, davalı tarafından işletilen diğer işyerinde dava konusu işaretlerin kullanılıp kullanılmadığının araştırılmak suretiyle uyuşmazlık konusu markalar üzerinde hak sahipliğinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.