Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/12908 E. 2014/14870 K. 30.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12908
KARAR NO : 2014/14870
KARAR TARİHİ : 30.09.2014

MAHKEMESİ : KOCAELİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/09/2012
NUMARASI : 2012/118-2012/358

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/09/2012 tarih ve 2012/118-2012/358 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TMSF (I. Bank A.Ş’den borcu üstlenen sıfatıyla) vekili ve davalı Müflis A.. B.. İflas İdaresi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Y.Kocaeli Şubesi’nde uzun süre hesabı bulunduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile parasının off-shore hesabına yatırdığını, müvekkili parasının hiçbir zaman off-shore hesabına gitmeyip, Y. A.Ş’nin uhdesinde kaldığını, banka tarafından şubelere gönderilen yazılarda hedef gösterilerek paraların o.s. hesaba yönlendirilmesinin istenildiğini, banka personelinin mudileri istedikleri irade beyanında bulunmaya zorlamak için hatalı fikrin doğumuna veya teyidine ya da devamına kasten sebebiyet verdiklerini, mudilerin banka personelinin prim usulü hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını ileri sürerek, 12.000,00 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 12.07.2011 tarih, 2011/7668 E. 2011/8735 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalılardan A.. B..’in davacının davaya konu parasını yatırdığı Y. Ticaret ve Kredi Bankası AŞ’nin hakim hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olduğu, ceza mahkemesi nezdinde yapılan yargılama sonunda nitelikli dolandırıcılık, ihtilasen zimmet ve bankayı vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçlarından mahkum edildiği, bu haksız fiiller sebebiyle davacının zarar gördüğü, zarar verici fiilleri nedeniyle BK’nın 41, TTK’nın 321/son ve 336/5 maddeleri uyarınca davalı A.. B..’in davacıya karşı sorumlu olması gerektiği, davalı I. Bank AŞ’nin davacının davaya konu hesabını açtığı Y. Bank A.Ş’nin küllü halefi olduğu, TMSF’nin yargılama aşamasında sorumluluğu üstlendiğine dair beyanda bulunduğu, davalı Balkaner şirketler grubunun ise, hakim hissedarı davalı A.. B.. olan şirketler grubu olup, bağlı paravan ve gerçek şirketlerine haksız krediler tahsis edilmek suretiyle sebepsiz zenginleştiğinin kesinleşen ceza mahkemesi ilamı ile sabit olduğu, davacının fona devredilen Y. A.Ş’de hesap açılış tarihi itibariyle 12.000,00 TL’sinin bulunduğu ve bu bedeli davalılardan talep etmekte haklı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 12.000,00 TL alacağın davalı I.Bank A.Ş. adına borcunu üstlenen TMSF ile diğer davalılardan 24/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TMSF (Ing Bank’tan borcu üstlenen sıfatıyla) vekili ve davalı M. A.. B.. İflas İdaresi vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı I. Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı I. Bank A.Ş’ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Y. A.Ş’nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın o. s. bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Y. A.Ş’nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son I. Bank A.Ş’ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken I. Bank A.Ş’ye devredilen Y. A.Ş’nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan I. Bank A.Ş’nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan harçtan sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Müflis A.. B.. İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17.10.2007 tarih ve 2005/120 Esas, 2007/381 Karar sayılı kararı ile davalılardan A.. B..’in iflasına karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, iflas memurlarına tebligat yapılması suretiyle kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre müflis A.. B.. iflas idaresi vekilinin esasa yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı I. Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın Ing Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın müflis A.. B.. yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle müflis A.. B.. iflas idaresi memurlarının esasa yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Müflis A.. B..’e iadesine, 30/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.