Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6378 E. 2014/11750 K. 18.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6378
KARAR NO : 2014/11750
KARAR TARİHİ : 18.06.2014

MAHKEMESİ : DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2013
NUMARASI : 2013/125-2013/105

Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2013 tarih ve 2013/125-2013/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gülenay Erşan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 07.10.1999 tarihinde Y.bank A.Ş’nin Denizli Şubesi’nde açtığı hesaba 3.000 TL’yi vadeli olarak yatırdığını, 22.12.1999 tarihinde ise söz konusu bankanın yönetimine BDDK tarafından el konulduğunu, yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırdığı mevduatın, banka yönetimi tarafından KKTC’de kurulan Y. Security Off Shore Bank Ltd. adlı bankaya aktarıldığının, müvekkilinin bankaya olan güveninin kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığının, bu şekilde toplanan paranın Y.bank A.Ş. yönetimi tarafından Balkaner grubu şirketlere ve hayali şirketlere kredi verilmek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, banka yönetimine el konulmasından sonra müvekkilinin hesabındaki paranın kendisine ödenmediğini, davalının müvekkilinin zararından sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 3.000 TL’nin, bankaya yatırıldığı tarih olan 07.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Fer’i müdahil davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Y.bank Denizli Şubesi’ndeki mevduatını Y. Security Off Shore Bank Ltd. hesabına aktarıldığı, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılama sonucunda davalı bankanın külli halefi olan Y.bank A.Ş. aracılığıyla vatandaşlardan hile ve desise yoluyla para toplandığının, toplanan paraların Balkaner grubuna ait firmalara kredi olarak verildiği, davacıya ait paranın da off shore bankasına havale edilmiş gibi gösterildiği, ancak bu havalenin gerçek anlamda Y.dışına yapılmadığı ve Y.bank A.Ş. bünyesinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.100,00TL’nin 07/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı İ. Bank A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) Ancak, somut olayda davacı alacağının esasen fona devredilen Y.bank A.Ş’nin işleminden kaynaklanması karşısında 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. Maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde başvurma harcından sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde yargılama giderlerinin içerisine dahil edilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
(3) Davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere, davada davalı olarak Y.bank A.Ş. gösterilmiş, TMSF de Y.bank A.Ş’ye izafeten, payları devralan olduğu için dava dilekçesinde yer almıştır. Davada, TMSF’ye davalı olarak husumet tahmil edilmeyip, temsilci sıfatıyla davada yer almıştır. Davalı olarak gösterilen Y.bank A.Ş’nin de, diğer davalı İ. Bank AŞ ile birleşmek suretiyle tüzel kişiliği sona ermiştir. Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususlar nazara alınmadan, hükmedilen tutarın TMSF’den de tahsiline imkan verecek şekilde yazılı şeklide karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(4) Bozma sebep ve şekline göre davalı TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı İ. Bank AŞ vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı I. Bank vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı TMSF yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka’ya iadesine, 18/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.