YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7733
KARAR NO : 2014/14879
KARAR TARİHİ : 30.09.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2013
NUMARASI : 2012/66-2013/291
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/12/2013 tarih ve 2012/66-2013/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “N.” markalarının sahibi olduğunu ve 1962 yılından bu yana el örgü ipliği sektöründe faaliyette bulunduğunu, davalının ise aynı markayı tescil ettirdiğini ve müvekkili şirketin ürünleri ile bağlantılı olan ürünlerin üretimini ve satışını yaptığını, davalının aynı ibareyi ticaret unvanında da kullandığını ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve davalının ticaret unvanında yer alan N.ibaresinin ticaret unvanından terkini ile kullanımının men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 10.10.2011 tarih, 2010/2303 E.-2011/12456 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, hükümsüzlüğü istenilen davalıya ait ”N.” ibareli markanın 25. ve 35. sınıflarda, davacının esaslı unsur niteliğindeki ”N.” ibaresini taşıyan markalarının ise 23., 24. ve 25. sınıflarda tescilli olduğu, davalının markası kapsamında kalan ve doğrudan ipler ile üretilen tekstil ürünleri yönünden davacının markası ile karıştırılma ihtimali bulunduğu, hükümsüzlük talebi dışındaki diğer taleplerle ilgili ilk verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2002/02315 sayılı ”N.’ ibareli markanın 25. sınıfta yer alan “penye, triko, kot malzemelerinden yapılan giysiler, banyo ve plaj giysileri, iç çamaşırlar, patikler ve bunların parçaları, başlıklar, şapkalar, bereler, kepler, kasketler, bebekler için bu sınıfa dahil özel eşyalar, bebekler için tekstilden bezler, kundak bezleri, zıbınlar, papyonlar, kravatlar, fularlar, şallar, başörtüleri, pareolar, geçme elbise yakaları, bandanalar, manşonlar, kol bantları, baş bantları” ile 35. sınıfta yer alan “p. a.ve j.” emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 25 ve 35. sınıfta yer alan diğer emtialar yönünden hükümsüzlük talebi ile diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı markasının tanınmış olmadığına ilişkin mahkemenin ilk karar gerekçesinin davacı tarafça temyiz edilmemesi nedeniyle mahkemece bozmaya uyulmakla bu durumun davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davalıya ait markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin 10.10.2011 tarih, 2010/2303 E.-2011/12456 K. sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de, bozma ilamı gereği oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor hüküm kurmaya elverişli bulunmadığından bozma ilamı gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, taraf markaları arasındaki emtia ve hizmetler bakımından benzerlik değerlendirmesi yapılırken mallar arasında hammadde-nihai ürün ilişkisi bulunduğu, müşteri kitlesinin benzer olduğu, uygun fiyatlarla elde edilecek ürünler olduğu belirtilmiştir. Oysa, Dairemizin yerleşik kararları uyarınca, markaların kapsadıkları mal ve hizmetlerin benzer tür olarak nitelendirilebilmesi için; piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, birbirleri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, dağıtım kanalları, kullanım yöntem ve amaçları ile hedeflenen halk kesimleri gibi hususların dikkate alınması gerekmektedir. O halde, mahkemece bu hususları tam olarak değerlendiren denetime elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
Ayrıca, dava konusu markanın kapsadığı 35. sınıf ”müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri ” olduğu halde, mahkemece karar yerinde bu husustaki red gerekçesi dahi tartışılmaksızın, aynı sınıfta bulunmayan mal niteliğindeki ”pantolon askıları ve jartiyerler” emtiası bakımından da hükümsüzlük kararı oluşturulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 30/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.