Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/27015 E. 2014/1040 K. 21.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/27015
KARAR NO : 2014/1040
KARAR TARİHİ : 21.01.2014

Tebliğname no : 12 – 2012/5376

Mahkemesi : Torbalı 2.Asliye Ceza Mahkemesi

Tarihi : 28/09/2011

Numarası : 2010/29- 2011/522

Suç : Taksirle Öldürme

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Meydana gelen kazada yaralanan ve sanık hakkında şikayetçi olmadığını bildiren U. A.’na ait geçici doktor raporunda, başında ve dirsek kısmında çizikler olduğunun bildirilmesi ve yerleşik tıp kuralı uygulamalarına göre bu tür bir yaralanmanın basit tıbbi müdahele ile giderilebileceğinin anlaşılması ve sanık hakkında bu konuda ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip TCK’nın 85/1 maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açıldığından, tebliğnamedeki bir nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın cezanın fazla olduğuna, mahalli Cumhuriyet Savcısının eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak;

Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tam kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu ve bir kişinin öldüğü gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi ,

Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.