YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17317
KARAR NO : 2014/18030
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/06/2013
NUMARASI : 2011/424-2013/170
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 25. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/06/2013 tarih ve 2011/424-2013/170 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/11/2014 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. T. U.. ile Av. H.. Y.. ile davalılardan F.. A.. vekili Av. G. T.., davalılardan T…..Bankası T.A.O vekili Av. Ş. E.., davalılardan T.. A.. vekili Av. Y. K.., davalılardan B.. A.. vekili Av. D.. B.. ve davalılardan D.. A.. vekili Av. T.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Bayındır İnşaat A.Ş. arasında Pakistan Otoyolu projesinin İslamabad-Peşaver bölümünün yapımı için bir otoyol yapım sözleşmesi imzalandığını, bu çerçevede müvekkilince anılan şirkete (96.645.563,50) USD (ile bu davanın konusu olmayan (2.523.009.751,70) Pakistan Rupisi tutarında tedarik avansı verildiğini, bu paranın geri ödenmesini garanti altına almak amacıyla dava dışı … Bankası A.Ş’nin lideri ve temsilcisi davalı bankaların da ortağı bulunduğu konsorsiyumdan iki adet avans teminat mektubu alındığını, müteahhidin yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, müteahhidin hak edişleri düşüldükten sonra bakiye (71.679.303,34) USD’nin derhal ödenmesi için müvekkilince konsorsiyum temsilcisine keşide edilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, her bir davalı için ayrı ayrı hissesine düşen ve dava dilekçesinde belirtilen miktarlarda ana para ve 27.04.2001 temerrüt tarihinden itibaren işlemiş faiz alacağının, ana para kısmına dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu tedbir kararının kaldırıldığının bildirimine ilişkin 17/09/2003 tarihli ihtarnamenin davalı bankalara gönderildiği, ihtarnamenin davalılara 18/09/2003 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 22/09/2003 tarihine kadar ödeme için süre verildiği ve bu tarih itibariyle temerrüde düştükleri ancak bu ihtarnameden sonra yeniden ödeme istemini ve süresini içeren ihtarnamelerin gönderildiği ve en son aynı noterliğin 18/03/2004 tarihli ihtarnamelerin keşide edilerek davalılara gönderildiği ve ihtarların tebliğ tarihi ve verilen ödeme süresine nazaran davalı bankaların atıfet mehilini içeren bu ihtarnameler uyarınca 03/04/2004 tarihinde temerrüde düştükleri sonucuna varılarak, her bir davalının sorumlu olduğu asıl alacak ve işlemiş faizler yabancı para cinsinden hüküm altına alınarak, asıl alacaklara dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesindeki döviz faizinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, teminat mektubu bedelinin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan sorumluluk payları oranında tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu tedbir kararının kaldırıldığının bildirimine ilişkin 17/09/2003 tarihli ihtarnamenin davalı bankalara gönderildiği, ihtarnamenin davalılara 18/09/2003 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 22/09/2003 tarihine kadar ödeme için süre verildiği ve bu tarih itibariyle temerrüde düştükleri ancak bu ihtarnameden sonra yeniden ödeme istemini ve süresini içeren ihtarnamelerin gönderildiği ve en son aynı noterliğin 18/03/2004 tarihli ihtarnamelerin keşide edilerek davalılara gönderildiği ve ihtarların tebliğ tarihi ve verilen ödeme süresine nazaran davalı bankaların atıfet mehilini içeren bu ihtarnameler uyarınca 03/04/2004 tarihinde temerrüde düştükleri sonucuna varılarak, bu tarih itibariyle hesaplanan işlemiş faizler hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece uyulan bozma ilamında, davalı bankaların temerrüdünün, anılan ihtiyati tedbir kararının kalktığının davalılara bildirildiği tarihte, eğer davacı tarafından davalılara daha sonraki bir tarih için bir atıfet mehli verilmişse bu tarihte başlayacağı belirtilerek, buna göre davalıların temerrüde düştükleri tarihin tespiti istenmiştir.Davacı tarafından tedbir kararının kaldırıldığının bildirimine ilişkin ihtarname, davalılara 18.09.2003 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı tarafından bu ihtarnamede 22/09/2003 günü çalışma saati bitimine kadar ödeme yapılması istenmiştir.Bu durumda ihtarname içeriği dikkate alındığında, davalılara tedbir kararının kaldırıldığı bildirilerek, 22/09/2003 tarihi çalışma saati bitimine kadar süre verilmiş olmakla ihtarnamede verilen bu süre atıfet mehli niteliğinde olup, verilen bu süreye rağmen ödemede bulunmayan davalıların sürenin bitimini müteakip 23/09/2003 tarihinden itibaren temerrüde düştüklerinin kabulü ile temerrütleri nedeniyle ödemeleri gereken işlemiş faizin, bu tarihten itibaren hesaplattırılarak hüküm altına alınması gerekirken, davacı tarafından temerrüt gerçekleştikten sonra dava açılmadan ödemeyi sağlamak amacına yönelik olarak gönderilen ve içeriği itibariyle de meydana gelen temerrüdü ortadan kaldırıcı nitelikte bulunmayan 18/03/2004 tarihli ihtarnameye değer verilerek, bu ihtarname uyarınca belirlenen 03/04/2004 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş olup, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; işlemiş faizin belirlenmesine ilişkin olarak yapılan hesaplamada, Merkez Bankasına bildirilen azami faiz oranları esas alınmış ise de uygulanması gereken 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesinde, Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz
oranının uygulanacağının belirtilmiş olması karşısında, işlemiş faizin bu madde uyarınca Devlet Bankalarının fiilen ödediği faiz oranlarına göre hesaplanması gerekirken yazılı şekilde Merkez Bankasına bildirilen oranlara göre hesaplanmış olması doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan bentler uyarınca taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı ve davalılar D.. A.. ve…….Ş’ye ayrı ayrı iadesine, 20/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.