YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18217
KARAR NO : 2014/10183
KARAR TARİHİ : 28.04.2014
Tebliğname no : 12 – 2013/14680
Mahkemesi : İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 07/11/2012
Numarası : 2012/110 – 2012/870
Suç : Taksirle yaralama
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü 145 promil alkollü olan sanığın idaresindeki otomobille müşteki E.. K..’ün idaresindeki araca Erol’un şeridinde çarpması sonucu yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiği olayda, mağdurlar M.. T.. ve E.. K..’ün yaralanmaları TCK’nın 89/1. maddesi kapsamında basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte, mağdur Bünyamin’in ise kemik kırığı hayat fonksiyonlarına etkisi 3 olacak şekilde yaralandıkları, mağdurlar Murat ve Bünyamin’in soruşturma sırasında şikayetçi olmadıkları, Erol’un da kovuşturma sırasında şikayetten vazgeçtiği ve okunan beyanları kabul eden sanığın eyleminin 5237 sayılı yasanın 89/5 maddesi gereğince aynı yasanın 89/1 kapsamında kaldığı anlaşılmış ise de, aynı olayda G.. G..’ninde kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı, sanıktan şikayetçi olduğu halde, Cumhuriyet savcısının 08.03.2012 tarihli havalesini içeren evrakın 19.03.2012 tarihli hakim havalesi ile dosyaya konulduğu ve gereğinin yapılmadığı anlaşılmakla, adı geçen şahsa G.. Ğ..’in yaralanması ile ilgili olarak kamu davasının açılması sağlanarak, açılan dava ile dosyanın birleştirilip sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği,
Kabule göre de;
Olay günü 145 promil alkollü olan sanığın idaresindeki otomobille müşteki E.. K..’ün idaresindeki araca Erol’un şeridinde çarpması sonucu yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiği olayda, asli ve tam kusurlu olan sanığın TCK’nın 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın taksirinin yoğunluğu nazara alındığında temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.