YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12527
KARAR NO : 2015/12887
KARAR TARİHİ : 12.11.2015
MAHKEMESİ : Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2014
NUMARASI : 2014/48-2014/91
Davacı O.. M. izafeten P..İ..vekili Avukat M..A.. tarafından, davalı H.. A.. aleyhine 02/07/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/04/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, orman yangını nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından; davaya konu orman yangını nedeniyle tanzim edilen suç tutanağında; yanan alanın 3 hektar olarak belirtildiği, taksirle yangına neden olma suçundan P. A.. 2009/2 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen ceza dosyası kapsamında keşif yapıldığı ve düzenlenen 15/08/2002 tarihli raporda yanan alanın 2 hektar olduğu yönünde görüş bildirildiği, ceza mahkemesi tarafından verilen ilk mahkumiyet hükmünde alanın 2 hektar olduğunun benimsendiği, ancak ceza dosyasının zaman aşımı nedeniyle düşmesine hükmedilerek 03/02/2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı idare tarafından, davalı aleyhine davaya konu orman yangını nedeniyle, P..M..2005/8 Esas sayılı dosyası üzerinden tazminat davası açılmıştır. Bu dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; yanan alanın miktarı konusunda, suç tutanağı ile ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu arasında farklılık olduğu belirtilerek; her iki miktar açısından da seçimlik olarak hesaplama yapılmıştır. Mahkeme, 3 hektara göre yapılan hesaplama sonucu belirlenen tazminat miktarını, davacı idarenin zararı olarak kabul etmiş, taleple bağlılık ilkesi uyarınca istemin tamamına hükmetmiş ve davacı idarenin fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar vermiştir.
Davacı idare bu kez, P..M.. 2005/8 Esas sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporuna dayanarak, temyiz incelemesine konu eldeki davayı açmış, Dairemiz, 07/11/2013 gün, 2012/18982 Esas, 2013/17235 Karar sayılı bozma ilamı ile kararlar arasında çelişki oluşmaması ve kazanılmış hakların değerlendirilmesi açısından asıl dava niteliğinde bulunan P..M.. 2005/8 Esas sayılı davanın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, asıl davanın kararı taraflara tebliğ edilmiş, temyiz edilmemesi üzerine 17/02/2014 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece, her ne kadar dava konusu yangın olayının tutanağa bağlanması ve iddianame tanzimi sırasında dava konusu yanan orman alanının 3 hektar olduğu belirtilmiş ise de; bu belirtmenin serbest orman yüksek mühendislerince tespit edilen durum olmadığı, daha sonra Asliye Ceza Mahkemesince mahallinde keşif icra edilerek yanan orman sahasının 2 hektar olarak tespit edildiği, yine dosyamız arasına alınan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/8 Esas 2010/132 karar sayılı dava dosyasındaki 09.06.2009 tarihli bilirkişi raporunun, Asliye Ceza Mahkemesinin keşif sonucu düzenlenen raporu ile orman idaresinin suç tutanağının ayrı ayrı dikkate alınarak hesaplanmasından ibaret olduğu, Mahkemece mahallinde 30.03.2012 tarihinde keşif icra edilmesine rağmen, fen bilirkişisi ve orman bilirkişilerinin yanan sahanın net olarak belirlenememesinden dolayı yüzölçümü konusunda tam bir tespit yapamadıkları, davacı idare tarafından yanan orman sahasının 3 hektar olduğuna ilişkin delil sunulamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi gereğince hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değilse de; ceza mahkemesince belirlenecek maddi vakıalar hukuk hâkimi yönünden de bağlayıcıdır. Ne var ki somut olayda; P. M..2009/2 Esas sayılı dosyası zaman aşımı nedeniyle düşmüştür. Ceza mahkemesi kararı zaman aşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığından, yanan orman alanının 2 hektar olduğuna dair belirleme, hukuk hakimi yönünden bağlayıcı nitelikte kabul edilemez. P..M.. 2005/8 Esas sayılı dosyası ise temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Asıl davada mahkeme; 3 hektar saha için hesaplanan..TL tazminatı hükme esas aldığını, talepten fazlasına karar verilemeyeceğinden .. TL tazminatın davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin haklarının ise saklı tutulmasına karar verdiğini açıkça belirtmiştir. Tarafları ve dava konusu aynı olan asıl davanın bu kararı, eldeki ek dava yönünden bağlayıcıdır. Açıklanan nedenlerle; asıl davada saklı tutulan kısım üzerinden ek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile istemin tümden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.