YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9386
KARAR NO : 2015/17200
KARAR TARİHİ : 04.11.2015
Taraflar arasında görülen iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların evlilik dışı birlikteliklerinden küçük S..E..’in dünyaya geldiğini, davalının çocuğun ihtiyaçları ile ilgilenmediğini, küçüğün 5 yaşında olduğunu, çocuğun kreşe gittiğini, müvekkilinin kreş için aylık 500 TL ödediğini, özel durumu nedeni ile ayda 2 kez psikiyatri tedavisi gördüğünü, bunun için de aylık 300 TL ödendiğini, müvekkilinin çalışmadığını ileri sürerek küçük çocuk için velayetin kesinleşme tarihi olan 28/11/2011 tarihinden itibaren aylık 1.500 TL iştirak nafakasının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; davacının çocuğu müvekkiline göstermediğini, davacının çocuğun ihtiyaçlarını karşılayamamak gibi bir sıkıntısı olmadığını, davacının halen evli olduğu kişinin mermer ticareti ile meşgul olduğunu, müvekkilinin 3 kızının daha bulunduğunu, kızlarının okuduğunu, kızlarının ihtiyaçlarını karşılayamaz durumuna geldiğini açıklayarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye verildiği tarih olan 28/11/2011 tarihinden itibaren aylık 300.00 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine kararın kesinleşmesinden itibaren iştirak nafakasının aylık 400.00 TL’ye yükseltilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, iştirak nafakası talebine ilişkindir.
TMK. 182/2.maddesine göre; “Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır”. Aynı Yasanın 328/1.maddesine göre de; “Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur” (TMK. 330/1).
İştirak nafakasının; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücü ile genel ihtiyaçlarına uygun olarak ana babanın mali durumları da gözetilmek suretiyle takdiri gerekir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, 28.11.1958 tarih ve 15/15 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre, nafakanın artırılması, kaldırılması veya nafakaya hükmedilmesine dair istemlerin kabulünde, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere karar verilmesi gerekir. Bu itibarla nafaka davaları açıldığı tarih itibariyle hüküm ifade edeceğinden somut olayda, dava tarihi olan 10.10.2014 tarihinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken, velayetin davacı anneye verildiği tarihi olan 28.11.2011 tarihinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilmesi doğru değilse de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 2.maddesinde yazılı bulunan “28.11.2011” tarihinin çıkartılarak yerine “10.10.2014” tarihinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.