YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13889
KARAR NO : 2015/17196
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
Tebliğname No : KD – 2015/289669
Hırsızlık suçundan hükümlü M.. S.. hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Bilecik Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.01.2008 tarih ve 210-42 sayılı hükmün sanığın temyizi üzerine Dairemizin 27.10.2011 tarih ve 30113-3819 sayılı ile süre yönünden reddine yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.09.2015 tarih ve 2015/289669 sayılı yazısı ile verilen kararın esastan incelenmesi yönünde dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükümlü müdafiinin yerel mahkemece verilen kararın yüzüne karşı verilmesi üzerine süre tutum dilekçesi verdiği ve temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2015 tarih ve 2015/289669 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 27.10.2011 tarih ve 30113-3819 sayılı kararı kaldırılmıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun hükümlü tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, olay günü gece vakti müştekilerin işyerlerine sağlam ve dayanıklı olmayan camları kırarak giren sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozmak ve anılan Yasanın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu; iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden, 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” müessesesi bakımından 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki durumlarına göre değerlendirme yapılması ve sonucuna göre hükümlü yararına olan yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; yerel mahkemece lehe yasa belirlenmesinde 5237 sayılı TCK yönünden yapılan uyarlamada artırım ve indirim maddelerinde oranların gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü M.. S.. müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle itiraz gibi BOZULMASINA, 05/11/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.