YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16979
KARAR NO : 2015/31216
KARAR TARİHİ : 12.11.2015
Tebliğname No : 15 – 2011/407668
MAHKEMESİ : Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/07/2011
NUMARASI : 2010/807 (E) ve 2011/507 (K)
SUÇ : Basit dolandırıcılık (zincirleme)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Suç tarihinden önce Samsung televizyon fabrikasında çalıştığı B…. Mahallesi muhtarı şikayetçi-katılan Şaban tarafından bilinen sanığın, fabrikadan ayrılmış olduğunu söylemeksizin geldiği muhtarlık yazıhanesinde ona “… fabrikanın elindeki az sayıda kalmış televizyonları sadece KDV’lerine almak şartıyla fakirlere dağıtacağı…” yalanını söyleyip, ondan isim belirlenmesi açısından yardım istemesi, şikayetçi Şaban ile durumu ilettiği diğer şikayetçilerin televizyonları almak istemeleri sonrasında, katılan Şaban ile onun aracılığı ile (yüz yüze gelmeksizin) diğer şikayetçilerden 215 TL. KDV bedeli adı altında toplamda 1.935 TL ve kimlik-ikametgah belgeleri fotokopilerini alarak haksız yararlar sağlaması eylemlerinin “mağdur sayısınca” (10 kez) ayrı ayrı “basit dolandırıcılık” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Sanığın, mağdurlara karşı hileli davranışlarını şikayetçi-muhtar Şaban aracılığı ile iletilmesini sağlayıp, esasen “tek bir fiille, aynı suçun birden fazla kişiye karşı işlenmesini” gerçekleştirmesi nedeniyle TCK’nın 157/1 ve 43. Maddesinin uygulanması gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.