Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/131 E. 2020/2779 K. 30.11.2020 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2020/131 E.  ,  2020/2779 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/131
Karar No : 2020/2779

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- …
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

2- …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (Davacı) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 30/05/2019 tarih ve E:2014/2995, K:2019/4586 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 22/12/2012 tarih ve 28505 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 28/11/2012 tarih ve 2012/4018 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, (b) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentleri ile 21. maddesinin 3. fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 30/05/2019 tarih ve E:2014/2995, K:2019/4586 sayılı kararıyla;
Usul yönünden;
Davalı Cumhurbaşkanlığı (Başbakanlık) tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 22/12/2012 tarih ve 28505 sayılı Resmi Gazete’de yayınlandığı, 2577 sayılı Kanun’un 7/4. maddesinde öngörülen 60 gün içinde dava açılmayarak davanın süresinde olmadığının ileri sürüldüğü,
Elektronik karta ilişkin temel esasların 6222 sayılı Kanun’da yer aldığı ve bu konuda düzenleme yapma yetkisinin federasyonlara verildiği, Türkiye Futbol Federasyonunun 6222 sayılı Kanun ve bunun uygulanmasını gösteren Yönetmelik çerçevesinde aldığı kararlarla elektronik bilet uygulamasını 14/04/2014 tarihinde başlattığı, elektronik bilet uygulamasına geçilmesinin 2577 sayılı Kanun’un 7/4. maddesi anlamında “uygulama” niteliğinde olduğu, bu nedenle 22/04/2014 tarihinde açılan davada davalının süreye ilişkin iddialarının yerinde görülmediği,

Esas Yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağını teşkil eden eden 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un 5. maddesinin 4. fıkrasının ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci cümleleri ile 11. fıkrasının itiraz yoluyla iptali için yapılan başvuru üzerine verilen Anayasa Mahkemesinin 12/11/2015 tarih ve E:2014/196, K:2015/103 sayılı kararına deyinilerek;
Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin incelenmesi:
Yönetmeliğin “Federasyonların görev, yetki ve sorumlulukları” başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasında, “Federasyonların görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:” ibaresine yer verildikten sonra (a) bendinde “Milli müsabakalarda, spor müsabakasına seyirci olarak girecek kişilerin kontrolünü yaptırmak, haklarında seyirden yasaklanma tedbiri bulunanların spor alanlarına girişlerini engellemek ve tespit edilenleri genel kolluk kuvvetlerine bildirmek.” hükmüne yer verildiği,
Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile federasyonlara verilen “milli müsabakalarda, spor müsabakasına seyirci olarak girecek kişilerin kontrolünü yaptırmak”, şeklinde ifade edilen görev, yetki ve sorumluluğun, Yönetmeliğin dayanağını oluşturan 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “… Spor müsabakalarına, kişi ancak adına düzenlenen elektronik kart ile izleyici olarak girebilir. Spor müsabakasına izleyici olarak girecek kişilerin kontrolünü ev sahibi kulüp yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük ev sahibi olmayan müsabakalarda, müsabakaya katılan her iki kulüp; milli müsabakalarda ise, ilgili federasyon tarafından yerine getirilir.” hükmüne dayandığı, “haklarında seyirden yasaklanma tedbiri bulunanların spor alanlarına girişlerini engellemek ve tespit edilenleri genel kolluk kuvvetlerine bildirmek.” şeklinde ifade edilen görev, yetki ve sorumlulukların ise anılan Kanun’un 18 ve 22. maddelerinde düzenlenen “seyirden yasaklanma” güvenlik tedbirinin hayata geçirilmesi kapsamında düzenlendiği; bu nedenle söz konusu Yönetmelik hükmünde dayanağı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendinin incelenmesi:
Yönetmeliğin “Federasyonların görev, yetki ve sorumlulukları” başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasında, “Federasyonların görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:” ibaresine yer verildikten sonra (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde “Bilet organizasyonu ve seyircilerin müsabaka alanlarına giriş ve çıkışına ilişkin kontrol ve denetimi gerçekleştirmek ve bu amaçla bünyesinde merkezi kontrol sistemi oluşturmak ve kurulacak sistemi kulüplerin hizmetine sunmak.” hükmünün düzenlendiği,
Yönetmeliğin 11. maddesinin (b) bendinin (1) numaralı alt bendi ile Federasyonlara verilen “bilet organizasyonu ve seyircilerin müsabaka alanlarına giriş ve çıkışına ilişkin kontrol ve denetimi gerçekleştirmek”, “bu amaçla bünyesinde merkezi kontrol sistemi oluşturmak” ve “kurulacak sistemi kulüplerin hizmetine sunmak” şeklinde ifade edilen görev, yetki ve sorumlulukların, Yönetmeliğin dayanağını oluşturan 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (a) bendinde yer alan “Bilet organizasyonu ve seyircilerin müsabaka alanlarına giriş ve çıkışına ilişkin kontrol ve denetim yetkisi federasyonlara ait olup federasyonlar bu amaçla bünyelerinde merkezi kontrol sistemi oluşturur.” hükmünün tekrarı niteliğinde olduğu,
6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinde, spor alanlarının güvenlik ve düzeni için başta ev sahibi olmak üzere spor kulüplerinin yerine getirmesi gereken yükümlülükler, alınacak güvenlik tedbirleri, elektronik kart ve bilet uygulaması ve bunların gerçekleştirilme usullerinin düzenlendiği;
Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.” kuralını içeren Anayasa’nın 59. maddesinin gerekçesinde “Sporun geliştirilmesi sadece fiilen spor yapanlara değil, seyirciler için de eğitici ve sağlık kurallarına uygun bir ortamda yaşamaya sevk edici etkileri sebebiyle Devletçe ele alınması için bir başka sebeptir.” ifadelerine yer verildiği,
Bu durumda, Yönetmeliğin 11. maddesinin (b) bendinin (1) numaralı alt bendinin, Anayasa’nın 59. maddesinin öngördüğü yükümlülük kapsamında, sportif faaliyetlerde gerçekleşen şiddetin toplum üzerinde oluşturduğu tehlike ve sportif faaliyetlerde işlenen suçlardaki artış dikkate alınarak düzenlenen 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (a) bendinde yer alan hükümlere paralel olarak düzenlendiği, bu nedenle söz konusu Yönetmelik hükmünde dayanağı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendinin incelenmesi:
Yönetmeliğin “Federasyonların görev, yetki ve sorumlulukları” başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasında, “Federasyonların görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:” ibaresine yer verildikten sonra (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde “Elektronik kart oluşturmak amacıyla alınacak kişisel bilgileri merkezi veri tabanında tutmak ve bu veri tabanını Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının erişimine açık tutmak ve veri tabanları arasındaki erişimi sağlamak.” hükmüne yer verildiği,
Yönetmeliğin 11. maddesinin (b) bendinin (2) numaralı alt bendi incelendiğinde, Federasyonlara verilen “elektronik kart oluşturmak amacıyla alınacak kişisel bilgileri merkezi veri tabanında tutmak”, “bu veri tabanını Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının erişimine açık tutmak” ve “veri tabanları arasındaki erişimi sağlamak” şeklinde ifade edilen görev, yetki ve sorumlulukların, Yönetmeliğin dayanağını oluşturan 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (a) bendinde yer alan “Elektronik kart oluşturulmak amacıyla alınacak kişisel bilgiler federasyon bünyesinde oluşturulan merkezi veri tabanında tutulur. Bu veri tabanı Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı erişimine açıktır.” hükmüne paralel olarak düzenlendiği,
Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararıyla 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (a) bendinde yer alan düzenlemeye yönelik olarak Anayasa aykırılık itirazının reddedildiği,
Bu durumda, Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendinin, 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (a) bendinde yer alan hükümlere paralel olarak düzenlendiği, bu nedenle söz konusu Yönetmelik hükmünde dayanağı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinin incelenmesi:
Yönetmeliğin “Federasyonların görev, yetki ve sorumlulukları” başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasında, “Federasyonların görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:” ibaresine yer verildikten sonra (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde “Sistem üzerinden merkezi satışları gerçekleştirmek, kart bilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlamasını yapmak, haklarında seyirden yasaklanma tedbiri bulunanlara bilet satışı yapılmaması için her türlü tedbiri almak.” hükmüne yer verildiği,
Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi incelendiğinde, Federasyonlara verilen “sistem üzerinden merkezi satışları gerçekleştirmek” ve “kart bilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlamasını yapmak” şeklinde ifade edilen görev, yetki ve sorumlulukların, Yönetmeliğin dayanağını oluşturan 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde yer alan “Elektronik kart ile elektronik kart kapsamında satışı gerçekleştirilecek biletlerin basım, satış ve dağıtımına ilişkin yerel uygulamalar kulüpler tarafından, sistem üzerinden merkezi satışları ise ilgili federasyonlar tarafından gerçekleştirilir.” ve “Elektronik kart bilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlamasında ilgili federasyonlar yetkilidir…” hükümleri kapsamında, “haklarında seyirden yasaklanma tedbiri bulunanlara bilet satışı yapılmaması için her türlü tedbiri almak” şeklinde ifade edilen görev, yetki ve sorumluluğun ise 6222 sayılı Kanun’un 18. ve 22. maddelerinde düzenlenen “seyirden yasaklanma” güvenlik tedbirinin hayata geçirilmesi kapsamında düzenlendiği,
Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan “Sistem üzerinden merkezi satışları gerçekleştirmek” ibaresinin incelenmesi:
Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde, federasyonlara görev, yetki ve sorumluluk olarak düzenlenen “Sistem üzerinden merkezi satışları gerçekleştirmek” ibaresi ile getirilen düzenlemenin 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (b) bendine dayanılarak hazırlandığı,
Anayasa Mahkemesinin yukarıda deyinilen; kararında da belirtildiği üzere, anılan hükmün kamu düzeni ve güvenliği açısından büyük önem arz eden sporda şiddetin önlenmesi için alınan tedbirler kapsamında düzenlendiği ve sistem üzerinden merkezi bilet satışının, dayanak 6222 sayılı Kanun’un gerekçesinde de bahsedildiği üzere kamu düzenini korumak, toplumun, refah, huzur ve mutluluğunu etkileyen sporda şiddetin önlenmesini sağlamak, dolayısıyla kişilerin can ve mal güvenliğini de korumak amacıyla düzenlendiği; bu sistemde bilet satışlarının sadece elektronik kart üzerinden yapılabileceği ve spor müsabakasına kişinin ancak adına düzenlenmiş elektronik kart ile girebileceği, bilet organizasyonun, seyircilerin müsabakalara giriş ve çıkış kontrolleri ilgili federasyonlarca gerçekleştirileceği, belirtilen kart ve biletlerin basım, satış ve dağıtımına ilişkin yerel uygulamaların kulüplerce, sistem üzerinden merkezi satışların ise ilgili federasyonlarca yapılacağı, uygulama ile harici bilet satışı ya da taraftar gruplarına toplu bilet temininin mümkün olmayacağı, bir kişinin ancak kendi adına düzenlenmiş kart ile müsabakalara girebileceğinden yasaklanan kişilerin başkasına ait bilet ile müsabakalara girmelerinin engellenebileceği, elektronik kart ve bilet uygulaması ile bu kapsamda biletlerin basımı, satışı ve dağıtımlarına ilişkin olarak kulüplere verilen görevler ve biletlerin merkezi satışları ile bilet organizasyonu ve seyircilerin müsabaka alanlarına giriş ve çıkışlarının kontrol ve denetimi federasyonlara verilen görevlerin, gelişen, büyüyen, çeşitlenen ve çoğalan, zamanında ve etkin tedbir alınmadığı takdirde engellenmesi daha da güçleşecek olan sporda şiddet sorununu çözme ve sporseverlerin kurallara uymalarını sağlama amacı için gerekli ve elverişli olmadığının söylenemeyeceği, sportif müsabakaları izleyecek olanların faaliyetlerini engelleyecek, sınırlayacak nitelikte bir uygulama olmayan, günümüz teknolojisine uygun olarak bilet yüklenmesini ve denetimini kolaylaştıran, tüm spor müsabakalarında aynı kuralların uygulanması sonucu bütünlüğü sağlayan, içerisinde güvenlik amaçlı sınırlı sayıda bilgi barındıran elektronik kart uygulamasının getirilmesi ile daha önce kullanılan basılı bilet kullanılarak gerçekleştirilen uygulama arasında ulaşılmak istenen amaç bakımından bir orantısızlık olduğundan da söz edilemeyeceği ve Yönetmeliğin 11. maddesinin (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan “Sistem üzerinden merkezi satışları gerçekleştirmek” ibaresinin, 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (b) bendinde yer alan hükümlere paralel olarak düzenlendiği anlaşılmakta olup, dayanağı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan “kart bilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlamasını yapmak,” ibaresinin incelenmesi:
Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde, federasyonlara görev, yetki ve sorumluluk olarak düzenlenen “kart bilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlamasını yapmak” ibaresi ile getirilen düzenlemenin 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendinin birinci cümlesine dayanılarak hazırlandığı,
Anılan cümlede “Elektronik kart bilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlamasında ilgili federasyonlar yetkilidir.” kuralına yer verildiği, Anayasa Mahkemesinin 12/11/2015 tarih ve E:2014/196, K:2015/103 sayılı kararıyla, söz konusu yetkinin federasyona verilmesi suretiyle özel hayatın ve kişisel verilerin korunması haklarına getirilen sınırlandırmanın sportif faaliyetlerde yaşanan şiddeti önleme amacını gerçekleştirmeye elverişli olmadığı, belirtilen amaç için gerekli ve elverişli olmayan kuralın ölçülülük ilkesine uygun olmadığı gerekçesiyle anılan cümlenin Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olduğuna hükmedilerek iptal edildiği,
Bu durumda, dayanağı olan 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendinin birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesinin 12/11/2015 tarih ve E:2014/196, K:2015/103 sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, Anayasaya aykırılığı sabit olan kanuni düzenlemeye dayanılarak tesis edilen dava konusu, Yönetmeliğin 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan “kart bilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlamasını yapmak,” ibaresinde hukuka uyarlık bulunmadığı ve iptal edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı,
Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan “haklarında seyirden yasaklanma tedbiri bulunanlara bilet satışı yapılmaması için her türlü tedbiri almak” ibaresinin incelenmesi:
Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde, federasyonlara görev, yetki ve sorumluluk olarak düzenlenen “haklarında seyirden yasaklanma tedbiri bulunanlara bilet satışı yapılmaması için her türlü tedbiri almak” ibaresi ile getirilen düzenlemenin 6222 sayılı Kanun’un 18. ve 22. maddelerinde düzenlenen “seyirden yasaklanma” güvenlik tedbirinin hayata geçirilmesi kapsamında düzenlendiği,
6222 sayılı Kanun’un (karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle) “Seyirden yasaklama” başlıklı 18. maddesinde “seyirden yasaklanma” güvenlik tedbirinin verilme esaslarının düzenlendiği,
Anılan maddenin 3. fıkrasında, madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma başlatılması halinde şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin derhal uygulamaya konulacağı, 4. fıkrasında koruma tedbiri olarak uygulanan ve güvenlik tedbiri olarak hükmedilen spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirine ilişkin bilgilerin Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde tutulan bu amaca özgü elektronik bilgi bankasına derhal kaydedileceği, bu bilgi bankasına spor kulüplerinin ve federasyonların erişiminin sağlanacağı, yasaklanan kişilere ilişkin bilgilerin, ilgili spor kulüplerine ve yurt dışında yapılacak müsabaka öncesinde müsabakanın yapılacağı ülkenin yetkili mercilerine bildirileceği, 6. fıkrasında kamu davasının açılmasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hapis cezası yerine seçenek yaptırım olarak tedbire veya hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten itibaren, önödeme halinde ise, önödemede bulunulduğu tarihten itibaren, bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasına devam edileceği hususlarının hükme bağlandığı; “Şiddete neden olabilecek açıklamalar” başlıklı 22. maddesinde ise; “(1) Sporda şiddeti teşvik edecek şekilde basın ve yayın yoluyla açıklamada bulunan kişilere, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, beşbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. … (3) Birinci fıkra kapsamına giren fiilleri işleyen kişiler, ayrıca idari tedbir olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanır. Bu yasak, kararın verildiği tarihten itibaren üç ay süreyle uygulanır. Koruma tedbiri olarak yasak kararının uygulanmasına ilişkin esas ve usuller, bu tedbir bakımından da uygulanır. Ancak 18 inci maddenin sekizinci fıkrası hükmü bu kişiler bakımından uygulanmaz…” kuralına yer verildiği,
Anılan Kanun hükümlerinin incelenmesinden, kanun koyucunun spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararını, sporda şiddetin önlenmesi, kamu düzeninin ve güvenliğinin sağlanması, bireylerin can ve mal güvenliğinin temin edilmesi kapsamında bir güvenlik tedbiri olarak düzenlediği, Kanun’un 18. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen “Koruma tedbiri olarak uygulanan ve güvenlik tedbiri olarak hükmedilen spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirine ilişkin bilgiler Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde tutulan bu amaca özgü elektronik bilgi bankasına derhal kaydedilir. Bu bilgi bankasına spor kulüplerinin ve federasyonların erişimi sağlanır.” kuralının uygulanması kapsamında Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde “haklarında seyirden yasaklanma tedbiri bulunanlara bilet satışı yapılmaması için her türlü tedbiri almak” ibaresi ile de Kanun’un 18. ve 22. maddeleri kapsamında federasyonlara görev, yetki ve sorumluluk verildiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda, Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan “haklarında seyirden yasaklanma tedbiri bulunanlara bilet satışı yapılmaması için her türlü tedbiri almak” ibaresinde dayanağı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin birinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı cümlelerinin incelenmesi:
Yönetmeliğin “Biletlerin basılması ve satışa sunulması” başlıklı 21. maddesinin 3. fıkrasında “Elektronik kart uygulaması ile ilgili olarak aşağıda yer alan usul ve esaslara uyulur:” ibaresinden sonra gelmek üzere (a) bendinde,
“a) Elektronik kart üzerinde kişilerin adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve fotoğrafının bulunması zorunludur. Elektronik kart üzerinde bulunacak diğer bilgileri belirleme yetkisi ilgili federasyona aittir. Bilet organizasyonu ve seyircilerin müsabaka alanlarına giriş ve çıkışına ilişkin kontrol ve denetim yetkisi federasyonlara aittir. Federasyonlar bu amaçla bünyelerinde merkezi kontrol sistemi oluşturur. Elektronik kart oluşturulmak amacıyla alınacak kişisel bilgiler federasyon bünyesinde oluşturulan merkezi veri tabanında tutulur. Bu veri tabanı İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının erişimine açıktır.” kuralına yer verildiği, anılan bendin ikinci cümlesi haricindeki hükümlerinin 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 4. fıkrası ile 11. fıkrasının (a) bendine dayanılarak hazırlandığı,
6222 sayılı Kanun’un (karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle); 5. maddesinin 4. fıkrasında “… Bilet satın almak isteyen kişilerle ilgili olarak, üzerinde adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve fotoğrafı olan bir elektronik kart oluşturulur. …” kuralına, 11. fıkrasının (a) bendinde “Bilet organizasyonu ve seyircilerin müsabaka alanlarına giriş ve çıkışına ilişkin kontrol ve denetim yetkisi federasyonlara ait olup federasyonlar bu amaçla bünyelerinde merkezi kontrol sistemi oluşturur. Elektronik kart oluşturulmak amacıyla alınacak kişisel bilgiler federasyon bünyesinde oluşturulan merkezi veri tabanında tutulur. Bu veri tabanı Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı erişimine açıktır.” kuralına yer verildiği,
Bu durumda, Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesi haricindeki hükümlerinin, bir kısmının 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 4. fıkrası ile 11. fıkrasının (a) bendinde yer alan hükümlere paralel olarak düzenlendiği, bir kısmının ise Kanun metninin tekrarı mahiyetinde olduğu, bu nedenle söz konusu Yönetmeliğin anılan hükümlerinde dayanağı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinin incelenmesi:
Yönetmeliğin “Biletlerin basılması ve satışa sunulması” başlıklı 21. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin birinci cümlesinde “Elektronik kart üzerinde kişilerin adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve fotoğrafının bulunması zorunludur.” kuralına yer verildiği, anılan hükümden sonra gelen ikinci cümlede ise “Elektronik kart üzerinde bulunacak diğer bilgileri belirleme yetkisi ilgili federasyona aittir.” kuralının düzenlendiği,
6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 4. fıkrasında “Spor müsabakalarının yapıldığı alanlara girişi sağlayacak biletler, elektronik sistem üzerinden oluşturulur. Bilet satın almak isteyen kişilerle ilgili olarak, üzerinde adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve fotoğrafı olan bir elektronik kart oluşturulur. Kişinin yabancı olması halinde kart üzerinde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası yerine uyruğu olduğu devletin adı ile Türkiye’ye giriş yaptığı pasaportun seri numarası kaydedilir.” kuralına yer verildiği, Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinde, dayanağı Kanun’un 5. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenmiş olan elektronik kart üzerinde bulunması gereken bilgileri aşacak şekilde ve hukuki belirlilikten uzak bir biçimde “Elektronik kart üzerinde bulunacak diğer bilgileri belirleme yetkisi ilgili federasyona aittir.” şeklindeki ikinci cümlede Yönetmeliğin dayanağı olan 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne uyarlık bulunmadığı ve anılan ikinci cümlenin iptal edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı,
Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinin incelenmesi:
Yönetmeliğin “Biletlerin basılması ve satışa sunulması” başlıklı 21. maddesinin 3. fıkrasında “Elektronik kart uygulaması ile ilgili olarak aşağıda yer alan usul ve esaslara uyulur:” ibaresinden sonra gelmek üzere (b) bendinde “b) Elektronik kart basımı ile bu kart üzerinden satışı gerçekleştirilecek biletlerin satış ve dağıtımına ilişkin yerel uygulamalar kulüpler tarafından, sistem üzerinden merkezi satışları ise ilgili federasyonlar tarafından gerçekleştirilir.” düzenlemesine yer verildiği,
Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendi incelendiğinde, Yönetmeliğin dayanağını oluşturan 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (b) alt bendinde yer alan “Elektronik kart ile elektronik kart kapsamında satışı gerçekleştirilecek biletlerin basım, satış ve dağıtımına ilişkin yerel uygulamalar kulüpler tarafından, sistem üzerinden merkezi satışları ise ilgili federasyonlar tarafından gerçekleştirilir.” hükmünün tekrarı niteliğinde olduğu,
Bu durumda, söz konusu Yönetmelik hükmünde dayanağı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinin incelenmesi:
Yönetmeliğin “Biletlerin basılması ve satışa sunulması” başlıklı 21. maddesinin 3. fıkrasında “Elektronik kart uygulaması ile ilgili olarak aşağıda yer alan usul ve esaslara uyulur:” ibaresinden sonra gelmek üzere (c) bendinde “c) Kulüpler, kişisel bilgilerin kullanılmasına ilişkin olarak seyircilerden elektronik ortamda veya yazılı muvafakatlerini alırlar. Muvafakatin içeriğinde kişisel bilgiler ile bağlı bulunulan federasyon ve kulüplere ilişkin bilgilerin bulunmasının yanısıra bu bilgilerin Kanunda belirtilen görev ve yetkilerini yerine getirmesi amacıyla, federasyonun sponsorları ve anlaşma yaptığı kurumların reklam ve diğer hizmetleri için kullanılabileceği ve saklanabileceği hususları yer alır.” kuralına yer verildiği,
Anayasanın “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinin 3. fıkrasında “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” hükmüne, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun “Kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 5. maddesinde;
(1) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez.
(2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür:
a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi.
b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması.
c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması.
ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması.
d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması.
e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.
f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.” kuralına, “Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 6. maddesinde ise; “ (1) Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir.
(2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır.” kuralına yer verildiği,
Diğer taraftan, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendinde yer alan “Elektronik kart bilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlamasında ilgili federasyonlar yetkilidir.” şeklindeki birinci cümlenin Anayasa Mahkemesinin 12/11/2015 tarih ve E:2014/196, K:2015/103 sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, Anayasa’ya aykırılığı sabit olan kanuni düzenlemeye dayanılarak tesis edilen dava konusu, Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde yer alan “federasyonun sponsorları ve anlaşma yaptığı kurumların reklam ve diğer hizmetleri için” ibaresinde hukuka uyarlık bulunmadığı ve iptal edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı,
Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinin incelenmesi:
Yönetmeliğin “Biletlerin basılması ve satışa sunulması” başlıklı 21. maddesinin 3. fıkrasında “Elektronik kart uygulaması ile ilgili olarak aşağıda yer alan usul ve esaslara uyulur:” ibaresinden sonra gelmek üzere (ç) bendinde “ç) Elektronik kart bilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlamasında ilgili federasyonlar yetkilidir. Merkezi pazarlama ve bilet satışından elde edilecek gelirler kulüplere aittir. Federasyon ya da yetki verdiği üçüncü kişiler nezdinde oluşacak bu gelirler kamu kurum ve kuruluşlarına ilişkin alacaklar hariç olmak üzere haczedilemez, devir ve temlik edilemez. Federasyonlar bu fıkra kapsamında belirtilen yetkilerini kısmen veya tamamen üçüncü kişilere devredebilir.” kuralına yer verildiği,
Anılan bendin birinci cümlesi yönünden:
Anılan bendin birinci cümlesinde “Elektronik kart bilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlamasında ilgili federasyonlar yetkilidir.” kuralı yer almakta olup, anılan kuralın Yönetmeliğin dayanağı olan 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendinin birinci cümlesinin tekrarı mahiyetinde olduğu,
Bu durumda, dayanağı olan 6222 sayılı Kanunun 5/11-c. maddesinin birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesinin 12/11/2015 tarih ve E:2014/196, K:2015/103 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, Anayasaya aykırılığı sabit olan kanuni düzenlemeye dayanılarak tesis edilen dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinin birinci cümlesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ve iptal edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı,
Anılan bendin ikinci ve üçüncü cümleleri yönünden:
Anılan bendin ikinci ve üçüncü cümlelerinin “Merkezi pazarlama ve bilet satışından elde edilecek gelirler kulüplere aittir. Federasyon ya da yetki verdiği üçüncü kişiler nezdinde oluşacak bu gelirler kamu kurum ve kuruluşlarına ilişkin alacaklar hariç olmak üzere haczedilemez, devir ve temlik edilemez.” şeklinde olduğu,
Bu durumda, Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinin ikinci ve üçüncü cümlelerinde yer alan hükümlerinin, 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendinin ikinci cümlesinde yer alan “Merkezi pazarlama ve bilet satışından elde edilecek gelirler kulüplere ait olup federasyon ya da yetki verdiği üçüncü kişiler nezdinde oluşacak bu gelirler kamu kurum ve kuruluşlara ilişkin alacaklar hariç olmak üzere haczedilemez, devir ve temlik edilemez.” şeklindeki Kanun metninin tekrarı mahiyetinde olduğu, bu nedenle söz konusu Yönetmeliğin anılan hükümlerinde dayanağı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı,
Anılan bendin dördüncü cümlesi yönünden:
Yönetmeliğin 21. maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) bendinin dördüncü cümlesinde “Federasyonlar bu fıkra kapsamında belirtilen yetkilerini kısmen veya tamamen üçüncü kişilere devredebilir.” kuralına yer verildiği, anılan kuralın Yönetmeliğin dayanağı olan 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendinin üçüncü cümlesinin tekrarı mahiyetinde olduğu,
Anayasa Mahkemesinin 12/11/2015 tarih ve E:2014/196, K:2015/103 sayılı kararında, 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendinin üçüncü cümlesine yönelik olarak;
“- Kanunun 5. maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendinin itiraz konusu üçüncü cümlesi, federasyonların fıkra kapsamındaki yetkilerini kısmen ya da tamamen üçüncü kişilere devredebileceğini öngördüğü, üçüncü kişilere kısmen ya da tamamen devredilebilecek yetkilerin; “bilet organizasyonu ve seyircilerin müsabaka alanlarına giriş ve çıkışına ilişkin kontrolü ve denetimi yapmak ile bu amaçla merkezi kontrol sistemi oluşturulması”, “elektronik kart oluşturmak amacıyla alınan kişisel bilgilerin merkezi veri tabanında tutulması”, “elektronik kart ve elektronik kart kapsamında satışı gerçekleştirilecek biletlerin basım, satış ve dağıtımına ilişkin sistem üzerinden merkezi satışlar gerçekleştirilmesi” ve “elektronik kart bilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlanması” olduğu,
– Kuralda devredilmesi öngörülen “bilet organizasyonu” ve “seyircilerin müsabaka alanlarına giriş ve çıkışına ilişkin kontrol ve denetim yetkisi” ile “bu amaçla merkezi kontrol sistemi oluşturma” ve “elektronik kart ve elektronik kart kapsamında satışı gerçekleştirilecek biletlerin basım, satış ve dağıtımına ilişkin sistem üzerinden merkezi satışlar gerçekleştirme” yetkisinin, Devletin, kamu iktisadî teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinden olmadığı, bu nedenle belirtilen bu görevlerin özel hukuk tüzel kişilerince yerine getirilmesinin mümkün olduğu, spor federasyonlarının da özel hukuk hükümlerine tabi bağımsız nitelikte kuruluşlar olduğu, dolayısıyla tamamen özel hukuk alanında kalan, genel idare esaslarına göre yürütülmesi zorunlu olan kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görev niteliği taşımayan görevlerin idarece yerine getirilme zorunluluğu olmadığı gibi bizatihi federasyonlar eliyle yürütülmesinin de gerekmediği, söz konusu yetkilerin devrinin, Devlete verilen yükümlülükleri öngören Anayasanın 59. maddesine aykırılık oluşturmadığı gibi özel hayatın ve kişisel verilerin korunması hakkını engelleyecek bir nitelik de taşımadığı, bu nedenle kuralın belirtilen görev dolayısıyla federasyonlara tanınan yetkinin devredilebilmesine olanak sağlamasında Anayasaya aykırılık bulunmadığı,
– Elektronik kart bilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlanması yetkisinin ilgili federasyonlara verilmesini öngören onbirinci numaralı fıkranın (c) bendinin birinci cümlesi Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiğinden, belirtilen bu yetkinin üçüncü kişilere devrinin Anayasaya uygunluğunun ayrıca incelenmesine gerek görülmediği,
– Öte yandan üçüncü kişilere devredilebilecek yetkiler arasında elektronik kart oluşturmak amacıyla alınan kişisel bilgileri merkezi veri tabanında tutmanın da bulunduğu, bu yetki uyarınca sportif faaliyetleri izlemek isteyenlerin kişisel verilerin bulunduğu veri tabanının ilgili federasyon tarafından üçüncü kişilere devredilebileceği, üstelik bu işlem için kişisel veri sahibi ilgilinin veri paylaşımına rızasının bulunması koşulunun da aranmadığı, ayrıca kişisel veri tabanının devri sonrasında kime, hangi amaçlarla aktarılacağı konusunda da denetim imkânı öngörülmediği, diğer anlatımla kuralın, kötüye kullanım olasılığını engelleyici etkili ve yeterli tedbirlere de yer vermediği, bu durumun kuralı, öngörülme amacının ötesinde kişisel bilgilerin gizliliğinin keyfi şekilde ihlal edilmesi sonucunu doğurabilecek bir araca dönüştürdüğü,
– İptali istenilen düzenlemenin temel amacının sporda şiddeti önlemek ve bu şekilde kamu düzeni ve güvenliğini korumak olduğunun görüldüğü, bu meşru amaç için öngörülen düzenleme uyarınca gerçekleştirilen veri tabanının üçüncü kişilere devrinin özel hayatın ve kişisel verilerin korunması hakkını sınırlandırdığının açık olduğu, ancak kişisel verilerin üçüncü kişilere devri sonucu gerçekleşecek bu sınırlandırmanın elektronik kart ve bilet uygulaması ile gerçekleştirilmek istenilen sporda şiddetin önlenmesine hiçbir katkısının bulunmadığı, hakkı sınırlayan düzenlemeyle, ilgili federasyona, ihtiyaç duyulandan çok daha geniş bir yetki verildiği, bu durumun sınırlama aracıyla sınırlama amacı arasında bulunması gereken makul dengeyi bozmakta, özel hayatın ve kişisel verilerin korunmasını isteme haklarına kuralda belirtilen sınırlama amacı dışında ölçüsüz bir şekilde müdahale edilebilmesine imkân tanımakta olduğu, itiraz konusu kuralla, özel hayatın gizliliğine ve kişisel verilerin korunması hakkına sınırlama getirilirken sınırlama aracının sınırlama amacına uygun ve orantılı olarak kullanılmasını temin edecek güvencelere yer verilmemesinin demokratik toplum düzeninde gerekli olmayan ölçüsüz bir sınırlama niteliğinde olduğu,”
Yönünde belirlemelerde bulunularak, itiraz konusu kuralın, 11. fıkranın (a) bendinin ikinci cümlesi yönünden Anayasa’nın 13., 20. ve 59. maddelerine aykırı olduğu ve kuralın bu cümle ile federasyona verilen yetkinin üçüncü kişilere devri yönünden iptaline; kuralın, 11. fıkranın (a) bendinin ikinci cümlesi dışındaki hükümler yönünden ise Anayasa’nın 13., 20. ve 59. maddelerine aykırı olmadığı ve belirtilen hükümlerle federasyonlara verilen yetkilerin üçüncü kişilere devri yönünden iptal talebinin reddine hükmedildiği,
Bu durumda, dayanağı ve aynı hükmü içeren 6222 sayılı Kanun’un 5/11-c. maddesinin üçüncü cümlesinin, Anayasa Mahkemesinin 12/11/2015 tarih ve E:2014/196, K:2015/103 sayılı kararıyla 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesi yönünden Anayasa’nın 13., 20. ve 59. maddelerine aykırı bulunması ve kuralın bu cümle ile federasyona verilen yetkinin üçüncü kişilere devri yönünden iptal edilmiş olması karşısında, Anayasa’ya aykırılığı sabit olan kanuni düzenlemeye dayanılarak tesis edilen dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinin dördüncü cümlesinin “elektronik kart oluşturulmak amacıyla alınacak kişisel bilgilerin merkezi veri tabanında tutulması” yetkisinin “üçüncü kişilere devri yönünden” iptal edilmesi gerektiği,
6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 11. fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesi dışındaki hükümler yönünden Anayasa’nın 13., 20. ve 59. maddelerine aykırı olmadığı ve belirtilen hükümlerle federasyonlara verilen yetkilerin üçüncü kişilere devri yönünden iptal talebinin reddedilmiş olması karşısında, diğer yetkilerin devri bakımından dayanağı Kanuna ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle,
Dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan “kart bilgilerinin kulüpler adına reklamını ve pazarlamasını yapmak” ibaresinin,
21. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinin,
21. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde yer alan “federasyonun sponsorları ve anlaşma yaptığı kurumların reklam ve diğer hizmetleri için” ibaresinin,
21. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinin birinci cümlesinin,
21. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinin dördüncü cümlesinin “elektronik kart oluşturmak amacıyla alınacak kişisel bilgilerin merkezi veri tabanında tutulması” yetkisinin “üçüncü kişilere devri” yönünden iptaline,
Dava konusu Yönetmeliğin iptali istenen diğer hükümleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı tarafından, iptal edilen hükümlerin kişisel verilerin yönetimine ilişkin hususları içerdiği, Daire kararında kişisel verilerin korunması ve yönetiminin yanlış değerlendirildiği, dava konusu Yönetmeliğin seyahat için bilet almaktan farkı bulunmayan sportif faaliyete katılmaya yönelik kişisel veri yönetiminin nasıl yapılacağını tarif ettiği, konunun kişisel verinin işlenmesinden ziyade korunması bağlamında ele alınmasının daha isabetli olacağı, Anayasa’nın 124. maddesi ile 6222 sayılı Kanun’un 24. maddesi kapsamında yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmeliğin üst mevzuata aykırılık içermediği belirtilerek, Daire kararının iptale ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından ise, spor müsabakalarında meydana gelen şiddet olaylarının daha etkin bir biçimde önlenmesi açısından 5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un yerine 6222 sayılı Kanun’un yürürlüğe konulduğu, anılan Kanun’un sporda şiddetin önlenmesi bakımından Cumhuriyet Savcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğüne aktif görevler yüklediği, bu çerçevede ilgililerin katılımı ile gerçekleştirilen Sporda Şiddetin Önlenmesi Çalıştayında elektronik bilet uygulamasının yerinde olduğu hususunun vurgulandığı, dava konusu Yönetmeliğin iptali talep edilen hükümlerinin 6222 sayılı Kanun’da aynen yer aldığı, özel hayatın gizliliği kapsamında korunan kişisel verilerin en temel insan haklarından birini teşkil ettiği, bununla birlikte elektronik bilet uygulaması ile Türkiye Futbol Federasyonuna tanınan yetkilerin kişisel verilerin gizliliğini ihlal ettiği yönündeki iddiaya itibar edilemeyeceği, dava konusu düzenleme ile kişisel verilerin denetlenmesi noktasında Türkiye Futbol Federasyonuna herhangi bir yetki tanınmadığı, kart bilgilerinin kulüpler adına reklam ve pazarlanması yetkisinin federasyona verilmesi bakımından da kişisel verilerin ihlalinden söz edilemeyeceği, nitekim Anayasa’nın 20. maddesinin 3. fıkrasında kişisel verilerin kişinin açık rızasıyla işlenebileceği hükmüne yer verildiği, dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi uyarınca kişisel verilerin kullanımı konusunda kişilerden muvafakat alındığı, bu halde kart bilgilerinin kulüpler adına pazarlanmasına yönelik hükmün hukuka aykırılığından bahsedilemeyeceği, Kanun’da yazılı bulunan unsurlar haricinde elektronik kart üzerinde hangi verilerin yer alacağı yetkisinin her spor dalına göre ilgili federasyonlara bırakılmasının hukuka aykırı olmadığı, bu hükmün kart üzerinde mutlak surette kanunda sayılan verilerin dışındaki kişisel verilerin yer alacağı anlamına gelmeyeceği, federasyonlara yönelik amblem ve sembollerin yer almasını öngören bir düzenleme niteliğinde olduğu, bu haliyle kişisel verilerin gizliliğini ihlal edici bir yönünün bulunmadığı, Anayasa’nın 124. maddesi ile 6222 sayılı Kanun’un 24. maddesi kapsamında yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmeliğin üst mevzuata aykırılık içermediği belirtilerek, Daire kararının iptale ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2.Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 30/05/2019 tarih ve E:2014/2995, K:2019/4586 sayılı kararının iptale ilişkin kısımlarının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 30/11/2020 tarihinde, Daire kararının dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinin iptaline yönelik kısmı yönünden oyçokluğu, iptale ilişkin diğer kısımları yönünden ise oybirliği ile karar verildi.

KARŞI OY
X- Temyizen incelenen Daire kararında, dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinde yer alan “Elektronik kart üzerinde bulunacak diğer bilgileri belirleme yetkisi ilgili federasyona aittir.” hükmünün, 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenmiş olan elektronik kart üzerinde bulunması gereken bilgileri aşacak şekilde ve hukuki belirlilikten uzak bir biçimde düzenlendiği gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Davalı idarelerden Gençlik ve Spor Bakanlığının dosyaya sunduğu savunmada, anılan hükmün kart üzerinde mutlak surette kanunda sayılanların dışındaki kişisel verilerin yer alacağı anlamına gelmediği, federasyonlara yönelik amblem veya sembol gibi bilgilerin elektronik karta işlenmesi amacıyla yapılan bir düzenleme olduğu ileri sürülmektedir.
Anayasa’nın 124. maddesinde, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve kanunlara aykırı olmamak kaydıyla yönetmelikler çıkartılabileceği öngörülmektedir. Bahse konu Anayasal hüküm, idareye türev düzenleme ihdas etme yetkisi vermektedir. Esasında bu yetki, genel ve soyut nitelikte hükümler ihtiva eden kanunların detaylandırılması amacını taşımaktadır. Bu çerçevede, kanunda öngörülmeyen bazı hususların yine kanuna aykırı olmamak kaydıyla yönetmeliklerde düzenlenmesi mümkün olabilmektedir.
Uyuşmazlıkta, davalı idarenin savunması gözetildiğinde, dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinde yer alan ve Daire kararında iptaline hükmedilen düzenlemenin farklı spor dallarına ilişkin amblem ve sembolleri içerecek şekilde elektronik kartın tasarımında federasyonlara yetki tanımaya yönelik olduğu, bu haliyle 6222 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Bilet satın almak isteyen kişilerle ilgili olarak, üzerinde adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve fotoğrafı olan bir elektronik kart oluşturulur.” şeklindeki hükmün detaylandırılması ve uygulanmasını sağlama amacını taşıdığı anlaşılmakta olup, anılan düzenlemede hukuka ve üst normlara aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, Daire kararının dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.