YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19530
KARAR NO : 2015/7887
KARAR TARİHİ : 28.05.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen davanın davalısı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl ve birleşen dava davacısı vek. Av. … ile asıl ve birleşen dava davalısı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, asıl davada, davalı bankanın davaya konu 265.000,00 TL’lik bononun tamamı için birleşen … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/335 esas sayılı davasında, ise yine davalı bankanın davaya konu 750.000,00 TL’lik bononun 131.387,00 TL’lik kısmı için bonoların borçlularından …’ın mirasçısı sıfatı ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, ancak müvekkilinin babası …’dan kalan mirası reddettiğini, mirasın reddinin kütüğe de işlendiğini, ancak davalının kötüniyetli olarak takip yaptığını belirterek müvekkilinin her iki davadan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davada, ihtiyati haciz kararının uygulanması sırasında davacı tarafından mirasın reddedildiğinin öğrenilmesi üzerine takipten feragat ettiklerini, durumun da 12.05.2011 tarihli ihtarla davacıya bildirildiğini, ihtarın davacıya 16.05.2011 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, davaların konusuz kaldığını bildirerek karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının … Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.08.2010 tarihli kararıyla babası …’ın mirasını reddettiği, mirası red kararının 11.03.2011 tarihinde kesinleştirildiği, 11.05.2011 tarihinde uygulanan ihtiyati haciz sırasında davalının mirasın reddinden haberdar olduğu ve davalının 12.05.2011 tarihinde takipten feragat ettiği, feragata ilişkin muhtıranın 16.05.2011 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, takipten feragatın hakkın özünden feragat olmayıp sadece takip hukuku yönünden sonuç doğurduğu, bonoların halen davalı bankada bulunduğu, dava tarihi itibariyle davacının feragatten haberi olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dava davalısı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen dava davalısı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.100,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcın temyiz edenden alınmasına, 28.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.