YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2110
KARAR NO : 2015/16950
KARAR TARİHİ : 15.12.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli günde davalı vek. Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkillerinin bir zamanlar ortağı bulunduğu dava dışı …… ile banka arasında akdedilen 18.08.2004 tarihli sözleşmenin kefilleri olup, bu sözleşmeden kaynaklanan hiç bir alacak borç ilişkisinin kalmadığını, müvekkillerinin ve diğer ortakların hissesinin devrinden sonra davalı banka ile adı geçen dava dışı şirket arasında 30.10.2007 tarihinde ikinci bir sözleşme imzalandığını bu sözleşmede müvekkillerinin kefaletinin bulunmadığını, davalının söz konusu 2. sözleşmeden doğan alacağı için müvekkilleri aleyhine icra takibi yaptığını, takibin kesinleştiğini, icra takibine itiraz eden takip borçluları aleyhine açılan itirazın iptali davasının reddedildiğini, bu dosya ile birleşen menfi tespit davasının kabul edildiğini, müvekkillerinin takip dayanağı sözleşmede imzaları olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacıların iddialarının aksine 18.08.2004 tarihli kredi sözleşmesinin sona ermeyip, davacıların kefaletinin devam ettiğini, şirket hissesinin devredilmiş olmasının kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, kredi borcunun bir tarihte sıfırlanmasının borca kefaleti sona erdirmeyeceğini, müvekkili bankanın haksız ve kötüniyetinin söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere…Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/297 E. – 2010/58 K. sayılı kesinleşmiş ilam içeriği ve bu dosyada düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacıların dava … ile davalı banka arasında akdedilen 18.08.2004 tarihli sözleşmenin kefilleri olup, bu sözleşme ile kullandırılan kredinin geri ödenerek borcun sonlandırıldığı, banka ile dava dışı şirket arasında 30.10.2007 tarihinde imzalanan kredi sözleşmesinde davacıların kefaletlerinin bulunmadığı, bankanın alacağının ikinci kredi sözleşmesinden doğduğu, bankanın davacılardan talepte bulunamayacağı, takibin kefalet sözleşmesi hükümlerinin yorumlanmasına dayalı olarak açılmış olması nedeniyle davalının kötüniyetinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların koşulları bulunmayan tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.