YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13023
KARAR NO : 2016/4569
KARAR TARİHİ : 17.03.2016
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 05/02/2010-18/05/2010 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın usulden reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı şirkete ait restaurant işletmesinde 05.02.2010-18.05.2010 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, HMK’nın 114/1-g maddesi gereğince davacının yatırması gereken gider avansını yatırmaması nedeniyle davanın HMK’nın 115/2.maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Eldeki dava, 1086 sayılı HUMK’un yürürlükte olduğu 20.09.2010 tarihinde açılmıştır.
Mahkemece, 22.03.2012 tarihli ara kararın 4’üncü bendi ile bilirkişi ücreti dahil olmak üzere 455,00 TL avans ve 04.07.2012 tarihli ara kararın 2’inci bendine göre 155,00 TL avans ve 3’üncü bendine göre 300,00 TL bilirkişi ücretini yatırması için davacıya 2 hafta süre verilmiştir.
Bilirkişi ücretinin yatırılmasına dair ara karar delil avansına ilişkin olup hizmet tespiti davası kamu düzenine ilişkin olduğundan, bilirkişi ücreti yatırılmasa dahi mevcut deliller çerçevesinde mahkemece bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Öte yandan görülmekte olan davanın 1086 sayılı HUMK döneminde 20.09.2010 tarihinde açıldığı, 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihi itibari ile davanın ilk aşaması olan dilekçeler aşamasının tamamlandığı ve tahkikat aşamasına geçildiği, bu durumda; gerek 6100 sayılı HMK’nın 120. maddesi, gerekse; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 45. maddesindeki düzenlemelere göre; tarifede sayılan gider avanslarının dava dilekçesi ile davanın açılması sırasında mahkeme veznesine yatırılması gereken gider olması nedeni ile dilekçeler aşamasının tamamlanmış bulunması ve HMK’nın 448. maddesinin açık hükmü karşısında, davacılar yönünden HMK’nın 120. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle; 6100 sayılı HMK’nın yürürlük tarihi olan 01.10.2011 tarihinden önceki 1086 sayılı HUMK’nın yürürlükte olduğu dönemde açılan bu dava için yapılacak masraflar nedeniyle istenilecek giderlerin delil avansı kabul edilip, HMK’nın 324. maddesi uygulanmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekir.
…/…
Hal böyle olunca uyuşmazlığa konu davada tahkikat aşamasına geçilmiş bulunduğu gözetilerek, bu aşamada, sadece HMK’nın 324. maddesi uyarınca delil avansı istenebileceği gözden kaçırılarak, davanın reddine karar verilmesi doğru değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.11.2015 gün ve 2014/5-421 E. 2015/2709 K.sayılı kararı da bu yöndedir)
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.