YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3432
KARAR NO : 2015/5101
KARAR TARİHİ : 13.10.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde sahte olduğunu bildikleri çeki araba alımı karşılığında katılana vermek suretiyle haksız menfaat temin ettikleri iddia edilen olayda,
Tüm dosya kapsamına göre sanıkların sabit görülen eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturması nedeniyle verilen mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik görülmemiş, katılanın 28/06/2010 tarihinde … Asliye Ceza Mahkemesinde ”…arabayı sattıktan 3 veya 4 gün sonra polisler beni arayarak çekin sahte olduğunu söylediler. Derinkuyu’ya giderek aracımı da teslim aldım. Çekin sahte olduğunu bilmiyordum…” şeklindeki beyanı gözetildiğinde sahte çek karşılığı kazanılan haksız menfaat olan arabanın kolluğun olaya müdahalesi üzerine katılana iade edildiğinin anlaşılması karşısında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına dair koşulların oluşmaması nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçu açısından tebliğnamedeki bu sebeple bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına dair hüküm fıkralarında TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına dair hüküm fıkralarından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp, yerine, “TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/10/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.