Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/13960 E. 2015/5600 K. 26.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13960
KARAR NO : 2015/5600
KARAR TARİHİ : 26.10.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’ın … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz kurumunda hükümlü olarak bulunmakta iken 25.02.2011 tarihinde C-9 kabininde iken kendine jiletle zarar vermesi üzerine tedavi amacıyla revire götürüldüğü ve burada bulunan pencere camını kırdığı, yine 07.03.2011 tarihinde revirde bulunduğu esnada yine pencere camını kırmak suretiyle kamu malına zarar verme suçunu işlediği iddia edilen somut olayda, sanığın savunması, olay tutanakları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın, meydana gelen zararı 07.04.2011 tarihinde giderdiği, kovuşturmanın ise 28.03.2011 tarihinde iddianamenin kabulü kararı ile başlatıldığı, bu durumda sanığın kovuşturma başladıktan sonra zararı tazmin ettiğinin anlaşılması karşısında TCK 168/2 maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği halde yazılı şekilde sanığın soruşturma aşamasında zararının giderdiğinin kabul edilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
2-TCK’nın 152/1-a-son maddesinde yer alan “1 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” fıkrasındaki “altı” ibaresinin, hükümden sonra, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesiyle “dört” şeklinde değiştirilmiş olmakla cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi nedeniyle mahkemece bu hususta yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
3- TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine 26.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.