Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/15788 E. 2016/7235 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15788
KARAR NO : 2016/7235
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 2001 yılı Mart ayından itibaren geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı ve feri müdahil vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 2001 yılı mart ayından 12.01.2012 tarihine kadar davalı apartmanda geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 01.07.2001-10.06.2003 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının hizmet cetvelinden tespitini istediği dönemde 13.06.2001-30.06.2001 arası dava dışı işyerinden , 10.06.2003 ile 12.01.2012 arası davalı apartman işyerinden ayda 30 gün üzerinden hizmetinin bildirildiği, tanıkların dinlendiği, davalı apartmanın gelir gider ve karar defterinin dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, hizmet tespitine ilişkin davaların kamu düzenine ilişkin olduğu hususunu göz önüne alarak , kolluk, zabıta ve muhtarlık marifetiyle davalı apartmana yakın komşu işyeri tanıkları, komşu apartman kapıcıları , talep edilen dönemde apartmanda oturan kiracı ve ev sahipleri tespit edilip, tarafların gösterdikleri tanıklar haricinde re’sen seçilecek kişileri dinlemek, davalı apartmana yakın bakkal, market ve diğer işyerlerinin çalışan ve sahiplerini tespit edip tanık olarak beyanlarını almak, davalı apartmanın gelir gider ve karar defterini getirterek ihtilaflı dönemde davacının çalışmaları ile ilgili karar alınıp alınmadığını, davacıya ödeme yapılıp yapılmadığını,davacıya apartman kapıcı dairesinin tahsisine ilişkin karar olup olmadığını araştırmak, davalı apartman yönetiminin , mahkemece tespite karar verilen dönemde davacının köyünde ikamet ettiği ve orman köylüsü olarak çalıştığını yönündeki savunmasını araştırmak, ihtilaflı dönemde davacının ikamet kaydını araştırmak, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan ve tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalıya iadesine
25/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.