Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/3311 E. 2015/12641 K. 04.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3311
KARAR NO : 2015/12641
KARAR TARİHİ : 04.06.2015

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi ve davalılar vekillerince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu vefat eden sigortalının eşi ve çocuklarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı eş yararına 35.000,00 TL, davacı çocuklar yararına ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatların kaza tarihi olan 27.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen alınıp davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2014 yılı ..’nin 10. maddesinde manevi tazminat davalarında vekalet ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi olarak hesaplanacağı, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf yararına hükmedilecek nispi vekalet ücretinin, davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, yukarıda yapılan açıklamalara aykırı olarak, yerel mahkemece reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden davalılar yararına eksik miktarda vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hüküm fıkrasının manevi tazminat yönünden davalılar yararına vekalet ücretinin kararlaştırıldığı 7/2.son bendinin tamamen silinerek yerine,
“Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/2 maddesi gereğince 7.450,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflardan davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden taraflardan davacıya yükletilmesine, 02/06/2015 oybirliği ile karar verildi.