Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2014/30450 E. 2014/32157 K. 01.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/30450
KARAR NO : 2014/32157
KARAR TARİHİ : 01.10.2014

Kasten yaralama suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın hakkında daha önce kasıtlı bir suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair Çal Sulh Ceza Mahkemesinin 29/04/2014 tarihli ve 2013/198 Esas, 2014/83 sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 13.06.2014 tarih ve 2014/12004 – 40863 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.06.2014 tarih ve 2014/236630 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyet kararı bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, dosyada mevcut sanığa ait 16/05/2014 tarihli adli sicil kaydında, herhangi bir adli sicil kaydının olmaması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin uygulanması için gerekli şartların mevcut olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 gün 842-100; 10.04.2012 gün 479-145 ve 08.05.2012 gün 449-186 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere; sanık …’nın katılan…. meydana getirdiği yaralama eylemi neticesinde katılan hakkında düzenlenen Kadıköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nce düzenlenen 04.07.2012 günlü adli rapordan da anlaşıldığı kadarıyla, toraks üzerinde üç adet yüzeyel abrazyon, sol ön kol ve dirsek seviyesinde yüzeyel abrazyona neden olan yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu; bununla ilgili mağdur tarafından sarfedilen en azından hastane masraflarının ödenmesi yönünde herhangi bir çaba sarfedilmediği, sanığın da 16.04.2013 günlü oturumda; uzlaşmak herhangi bir zarar ödemek istemiyorum şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla; sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından
olduğu kabul edilen suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının yerine getirilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ayrıca hükmün gerekçesinde sanığın kişilik özellikleri dikkate alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılamadığından CMK’nin 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirtilmekle, bu hususta hakime tanınan takdir yetkisi hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması yönünde kullanılmıştır. Bu nedenlerle 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin uygulanmamasına yönelik mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden; Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek; kanun yararına bozma talebinin REDDİNE; 01.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.