YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22255
KARAR NO : 2014/21333
KARAR TARİHİ : 18.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’in atipik psikoz ve sanrısal bozuklukluğa ilişkin raporları sunması üzerine, ceza ehliyeti konusunda … Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan 18.03.2011 tarihli raporda, “…psikotik bulgularının alevlendiği dönemlerde TCK’nın 32. maddesi kapsamında değerlendirilmesi uygun olmakla birlikte, suç tarihinde ceza ehliyetini etkileyecek hastalığının olup olmadığına bugün itibariyle karar vermenin mümkün olmadığının…” bildirilmesi karşısında, ceza ehliyeti konusunda oluşan tereddütün giderilmedeği anlaşılmakla, öncelikle 5271 sayılı CMK’nın 150/2 maddesi uyarınca kendisine bir müdafii atanması gerekirken, yokluğunda verilen hükmün 25.11.2011 tarihinde bizzat sanığa tebliği geçersiz olup, sanığın vasisi olan ….’in kararın kendisine 11.01.2012 tarihinde tebliği üzerine 16.01.2012 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin geçerli ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkında yakınan …’ya karşı işlediği hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanık …’nin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık …’nin yakınan …’e karşı işlediği hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları ile sanık …’in yakınanlar … ve …’e karşı işlediği hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a)Sanıkların yakınan …’ya karşı yüklenen hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını işlemedikleri yönündeki savunmalarının aksine, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtlar gösterilip, karar yerinde tartışılmadan yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
b)Sanık …’in atipik psikoz ve sanrısal bozuklukluğa ilişkin raporları sunması ve ceza ehliyeti konusunda oluşan tereddütün giderilememiş olması karşısında 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca kendisine müdafii atanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c)Sanık …’in ceza ehliyeti konusunda… Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan 18.03.2011 tarihli raporda, “…psikotik bulgularının alevlendiği dönemlerde TCK’nın 32. maddesi kapsamında değerlendirilmesi uygun olmakla birlikte, suç tarihinde ceza ehliyetini etkileyecek hastalığının olup olmadığına bugün itibariyle karar vermenin mümkün olmadığının…” bildirilmesi karşısında, ceza ehliyeti konusunda oluşan tereddütün giderilmedeği anlaşılmakla, sanığın 5237 sayılı TCK.nun 32/1.maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışları yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
d) Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … vasisi ile sanık …’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.