Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/14007 E. 2014/6558 K. 11.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14007
KARAR NO : 2014/6558
KARAR TARİHİ : 11.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık … hakkında verilen hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yüzüne karşı 03.03.2011 tarihinde verilen hükmü 1412 Sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 15.10.2012 tarihinde temyiz eden sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı kanunun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanık … hakkında verilen hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerlik bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Kanun’a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma halinde, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda sanığın, mağdura ait iki adet dairenin su sayaçlarını çalması şeklinde gerçekleşen eyleminde, 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığının gözetilmemesi ile sanık, çaldığı su saatlerini sattığı yeri göstererek mağdura iadesini sağlamışsa da Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 esas -2013/106 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; “4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 763.maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın artık eşya üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığından, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi sonucu eşyanın satın alan kişiden alınarak mağdura iadesinin 168.madde anlamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmadığı, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığının gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 11/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.