YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/24899
KARAR NO : 2014/21921
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
Hırsızlık suçundan sanık …’un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/3, 62, 522 ve 647 sayılı Kanun’un 4. maddeleri gereğince 1.760 yeni Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair… Asliye Ceza Mahkemesinin 27/06/2007 tarihli ve 2005/140 esas, 2007/248 sayılı kararını müteakip, 5728 sayılı Kanun uyarınca yeniden yapılan değerlendirme üzerine, sanık … hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin anılan Mahkemenin 03/09/2008 tarihli ve 2005/140 esas, 2007/248 sayılı ek kararını müteakip sanığın deneme süresinde suç işlemediği anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasını düşürülmesine dair anılan Mahkemenin 10/09/2013 tarihli ve 2005/140 esas, 2007/248 sayılı ek kararın aleyhine Yüksek … Bakanlığınca verilen 09/06/2014 gün ve 2014-11589/39621 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/06/2014 gün ve 2014/224014 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5728 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi nedeniyle yapılan lehe değerlendirme üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına 03/09/2008 tarihinde karar verilmesi, söz konusu kararın 10/10/2008 tarihinde sanığa tebliğ edilmesi ve sanığın itiraz etmemesi üzerine 17/10/2008 tarihinde kesinleşmesi karşısında, sanık hakkında hükmolunan denetim süresinin 17/10/2008 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı ve 17/10/2013 tarihinde dolacağı gözetilmeden, sanık hakkında açılan kamu davasını düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yerel mahkemenin 27.06.2007 gün ve 2005/140, 2007/248 sayılı kararından sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa uyarınca yapılan uyarlamada, 03.09.2008 günlü kararla sanık … hakkında CMK:nun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek, beş yıllık denetim süresi belirlenmiş olup, 10.09.2013 günü dosya ele alınarak, denetim süresi içerisinde suç işlemediği gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ve düşme kararı denetim süresinin henüz dolmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozma istemine konu edilmiş ise de;
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeden önce, 27.06.2007 günlü mahkumiyet kararına konu erteli adli para cezası doğrudan hükmedilmeyip, 647 sayılı Yasanın 4.maddesi uyarınca hapisten çevrilmekle kesin nitelikte olmadığı halde, sanık müdafiinin yasal süresi içerisindeki 03.07.2007 tarihli temyiz isteminin, yerel mahkemece 25.12.2007 günlü ek kararla, hükmün kesin olduğu şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile reddedildiği ve red kararının temyiz edilmeden kesinleştiği belirlenmekle, 27.06.2007 tarihli mahkumiyet hükmünün usülüne uygun kesinleşmediği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması da dahil olmak üzere sonraki tüm işlemlerin hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu belirlenmekle, sanık müdafiinin temyiz istemi nedeniyle 27.06.2007 tarihli hükmün temyiz incelemesine tabi tutulması ve dava zamanaşımının da bu inceleme sırasında değerlendirilmesi gerekeceğinden, temyiz isteminin reddine dair 25.12.2007 gün ve 2005/140, 2007/248 sayılı ek kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.