Danıştay Kararı 13. Daire 2014/4386 E. 2020/3298 K. 25.11.2020 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2014/4386 E.  ,  2020/3298 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2014/4386
Karar No:2020/3298

TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

2. (DAVACI) … LPG Dağıtım Ticaret ve Sanayi A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait LPG depolama tesisinde 12/12/2012 tarihinde yapılan denetimde alınan LPG numunesinin ilgili teknik düzenlemelere aykırı olduğundan bahisle hakkında 339.814,00.-TL idarî para cezası uygulanmasına ve LPG depolama lisansının iptal edilmesine, denetim tarihi itibarıyla numune alınmasına konu tankta bulunan ürün miktarı esas alınarak bu miktar üzerinden yapılacak müsadere işlemlerinin Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılmasına ve işlemlerin takibinin anılan Dairece yürütülmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; LPG piyasasında faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişilerin ilgili mevzuat hükümlerine aykırı faaliyet ve işlemlerinin ön araştırma ve soruşturmaya gerek olmayacak derecede açık olduğu Kurul tarafından belirlenenler için, ön araştırma veya soruşturmaya gerek olmaksızın yazılı savunma alınarak işlem tesis edilebileceği yönünde takdir yetkisinin davalı idareye tanındığı, ancak diğer yaptırımlardan farklı olarak lisans iptali müeyyidesinin uygulanabilmesi için soruşturma açılması gerektiği, lisans iptallerinin yapılacak soruşturma neticesine göre karara bağlanacağı amir hükmü karşısında idarece davacı hakkında soruşturma açılması gerekirken, soruşturma açılmaksızın alınan savunma ile yetinilerek davacıya ait depolama lisansının iptali ile bu işleme bağlı olarak tankta bulunan ürün için müsadere işlemlerinin başlatılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı,
Dava konusu işlemin idarî para cezasına ilişkin kısmına gelince;
Davacı şirkete ait tesisten 12/12/2012 tarihinde alınan LPG numunelerinin analiz edilmesi sonucunda düzenlenen raporda, numunenin ilgili teknik düzenlemelere aykırı olduğu tespit edildiğinden, davacıya 339.814,00.-TL tutarında idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin, LPG depolama lisansının iptali ile tankta bulunan ürün miktarı esas alınarak yapılacak müsadere işlemlerinin başlatılmasına ilişkin kısmının iptaline; dava konusu işlemin idarî para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiş kararın iptale ilişkin kısmı davalı idare tarafından, redde ilişkin kısmı ise davacı tarafından temyiz edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yurt dışından ithal edilen LPG ürününün teknik düzenlemelere uygunluğunun ihtisas gümrüklerindeki laboratuvarlarda kontrol edildiği, LPG’nin özelliği gereği yapısında değişiklik yapmanın mümkün olmadığı, alınan numunelerin standartlara uygun olarak alındığının belgelendirilmediği, analizi gerçekleştiren ODTÜ PAL’in TS EN 589 standartında akredite olmadığı, ön araştırma ve soruşturma usulü uygulanmadan işlemin tesis edilmesinin hukuka uygun olmadığı; davalı idare tarafından, dava konusu işlemlerin teknik düzenlemelere aykırı ürün tespit edilmesi sonucunda tesis edildiği, yapılan denetim sonucunda alınan numunenin analizi sonrasında ortaya çıkan aykırılığın soruşturmayı gerektirmeyecek açıklıkta olduğu, kendilerinin harçtan muaf oldukları ve aleyhlerine harca hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı ve davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY:
Davacı şirkete ait … tarih ve … sayılı LPG depolama lisansı ile LPG piyasasında faaliyet gösterilen tesiste 12/12/2012 tarihinde denetim yapılmış, denetimde alınan numunenin teknik düzenlemelere aykırı olduğundan bahisle, davacı şirket hakkında, 5307 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 339.814,00.-TL idarî para cezası uygulanmasına, LPG depolama lisansının iptal edilmesine ve denetim tarihi itibarıyla numune alınmasına konu tankta bulunan ürün miktarı esas alınarak bu miktar üzerinden yapılacak müsadere işlemlerinin Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılmasına ve işlemlerin takibinin anılan Dairece yürütülmesine ilişkin Kurul kararı alınmış, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasında, bu Kanuna göre faaliyette bulunanların, piyasa faaliyetlerinde, teknik düzenlemelere uygun LPG sağlamak ile yükümlü olduğu kural altına alınmıştır.
5307 sayılı Kanun’un “İdarî para cezaları”nın düzenlendiği 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde ise, son fıkrası hariç 4. madde hükümlerinin ihlâli hâlinde sorumlularına ikiyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
Kanun’un idarî para cezalarının düzenlendiği 16. maddesinden sonra, “Yaptırımlar” başlığı altında yer alan 17. maddesinin birinci fıkrasında, “Lisans sahibi kişiler hakkında bu Kanuna, bu Kanuna göre yürürlüğe konulmuş yönetmeliklere, Kurumun yazılı talimatlarına veya lisanslarına kayıtlı hususların herhangi birine riayet edilmediği takdirde, Kurum tarafından ön araştırma veya soruşturma başlatılır. Ayrıca, ilgiliye onbeş gün içerisinde aykırılıkların giderilmesi, aksi hâlde bahse konu piyasa faaliyetlerinin geçici bir süre için durdurulabileceği veya doğrudan doğruya iptal yaptırımının uygulanacağı ihbar edilir. Bu ihbara rağmen onbeş günlük sürenin bitiminde aykırılıklar giderilmezse, Kurum piyasa faaliyetini otuz günden az, yüzseksen günden çok olmamak üzere geçici olarak durdurur. Geçici durdurma süresince, tehlikeli eylemin veya kötüniyetin veya herhangi bir zararın oluşmasının önlenmesi ile faaliyetin durdurulmasına neden olan durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin faaliyetler dışında hiçbir piyasa faaliyeti yapılamaz. Lisans iptalleri Kurumca yapılacak soruşturma neticesine göre karara bağlanır.” kuralına yer verilmiş; 18. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında da, “Kurul, re’sen veya kendisine intikal eden ihbar veya şikâyetler üzerine doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için ön araştırma yapılmasına karar verir. Ön araştırma ve soruşturmada takip edilecek usul ve esaslar, Kurum tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir.” kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı şirket hakkında … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile, … tarih ve … sayılı LPG depolama lisansının iptaline, idarî para cezası uygulanmasına ve numune alınan tankta bulunan ürün miktarı esas alınarak bu miktar üzerinden yapılacak müsadere işlemlerinin Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılmasına karar verilmiştir.
1. Temyize konu Mahkeme kararının, Kurul kararının lisans iptaline ilişkin kısmı yönünden iptaline ilişkin kısmında hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Temyize konu Mahkeme kararının, Kurul kararının davacıya idarî para cezası verilmesine yönelik davanın reddine ilişkin kısmı yönünden:
LPG piyasasında faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişilere lisans iptali müeyyidesinin uygulanabilmesi için muhakkak soruşturma açılması gerektiği aktarılan mevzuattan anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığa konu olayda ise, lisans iptaline neden olan fiilin aynı zamanda davacı şirkete idarî para cezası verilmesine de gerekçe olduğu, Kurul tarafından lisans iptaline karar verilmesinin ön şartı olarak ön araştırma ve soruşturmanın gerçekleştirilmesi gerektiği, bu durumda, aynı fiil nedeniyle ve aynı kararla hem davacının lisansının iptal edildiği hem de davacıya idarî para cezası verildiği dikkate alındığında, davalı idarece, 5307 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca işlem tesis edilebilmesi için gerekli olan ön araştırma ve soruşturma sürecinin, bu maddî olay özelinde, 5307 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık nedeniyle 16. maddesi uyarınca uygulanacak idarî para cezasına yönelik olarak da gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, depolama lisansı sahibi davacı şirket hakkındaki isnat ile ilgili olarak 5307 sayılı Kanun’un 17. maddesi gereğince ön araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, ön araştırma ve soruşturma sonucunda edinilecek bilgi ve belgeler değerlendirilmeksizin davacı şirketin savunması alınmak suretiyle verilen idarî para cezasında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır.
3. Temyize konu Mahkeme kararının, denetim tarihi itibarıyla numune alınmasına konu tankta bulunan ürün miktarı esas alınarak bu miktar üzerinden müsadere işlemlerinin Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılması ve işlemlerin takibinin anılan Dairece yürütülmesine yönelik dava konusu işlerin iptaline ilişkin kısmı yönünden:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, “İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar” olarak tanımlanmış; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde, dava dilekçelerinin, idarî davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise 14. maddenin üçüncü fıkrasının (d) bendinde yazılı hâllerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
İdarî işlemlerin idarî davaya konu olabilmeleri için, kesin ve yürütülmesi gereken işlem olma niteliklerini birlikte taşımaları gerekmektedir. Kesin ve yürütülmesi gereken işlem, başka bir makamın onay ve iznine tâbi olmaksızın hukuk düzeninde sonuç doğuran ve ilgilinin hukukî durumunda değişiklikler meydana getiren işlemdir. Bu bağlamda, tavsiye, mütalaa, teklif, düşünce gibi bilgi verici veya açıklayıcı işlemlerin kesin ve yürütülmesi gereken (icraî) işlemler olmadıkları kuşkusuzdur.
Dava konusu Kurul kararı ile, teknik düzenlemelere uygun olmayan LPG’nin müsadere edilmediği, yalnızca, söz konusu LPG’nin mahkeme kararı ile müsadere edilmesini teminen, Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından işlemlerin başlatılmasına ve takip edilmesine karar verildiği görülmektedir.
Bu itibarla, idarî davaya konu olabilecek idarî işlemin, idarenin tek taraflı irade beyanıyla ilgililer hakkında icraî ve etkili sonuçlar doğurabilme niteliğine sahip olması gerektiği dikkate alındığında, LPG’nin müsadere edilmesi bakımından herhangi bir bağlayıcılığı bulunmayan dava konusu Kurul kararının, “denetim tarihi itibarıyla numune alınmasına konu tankta bulunan ürün miktarı esas alınarak bu miktar üzerinden yapılacak müsadere işlemlerinin Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılmasına ve işlemlerin takibinin anılan Dairece yürütülmesine” yönelik kısmı kesin ve yürütülebilir nitelikte olmayıp, hedef aldığı kişinin hukukî durumunda değişiklik meydana getiren icraî işlem niteliğinde bulunmaması karşısında, bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin bu kısım yönünden de iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kısmen reddine,
2. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının depolama lisansının iptali yönünden Kurul kararının iptaline ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmının ONANMASINA,
3. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne;
4. Mahkeme kararının, denetim tarihi itibarıyla numune alınmasına konu tankta bulunan ürün miktarı esas alınarak bu miktar üzerinden yapılacak müsadere işlemlerinin Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılmasına, işlemlerin takibinin anılan Dairece yürütülmesi yönünden Kurul kararının iptaline ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
6. Mahkeme kararının, davacıya idarî para cezası verilmesine yönelik davanın reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.