YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/517
KARAR NO : 2016/7357
KARAR TARİHİ : 26.04.2016
Davacı, 15/03/1991 tarihinde davalılardan işverene ait işyerinde çalışmaya başladığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 15.03.1991 olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya aykırıdır.
Davacıya ait 15.03.1991 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma süresi içerisinde verildiğine dair uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda; davacıya ait 15.03.1991 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma süresi içerisinde verildiği, dava konusu 1991/1. dönemde davalı işverence bordroların verilmediği, bu nedenle dava konusu dönem yönünden bordro tanığının olmadığı, davalı işyerinin bulunduğu Düzce’de 1999 yılında meydana gelen depremde birçok ev ve işyeri yıkıldığından, cadde ve sokak isimlerinin değiştiği, bu nedenle komşu işyeri ve buna bağlı olarak komşu işyeri tanığının bulunamadığı, davacının sicil numarasının 15.11.1989 – 17.06.1991 arasındaki seri numaralarından olduğu, davacı tanıklarının davacının çalışmasını doğruladıkları görülmüştür.
Dava konusu dönemde davalı işverence bordro verilmemesi nedeniyle bordro tanığının olmaması, beyanı hükme esas alınan tanıkların ihtilaflı dönemde bordrolu çalışan olmaması ve sonraki dönemin bordrolu çalışanı olan …’ın davalı işverenin kardeşi olması, aradan uzunca zaman geçmesi nedeniyle komşu işyeri tanığı tespit edilememesinin davacının aleyhine yorumlanması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma süresi içerisinde verilmesi, davacının sigorta sicil numarasının 1991 yılı serilerinden olması ve davacının çalışmasını doğrulayan tanık beyanları karşısında davanın kabulüne karar vermekten ibarettir.
O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
26.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.