Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/21991 E. 2016/6951 K. 19.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21991
KARAR NO : 2016/6951
KARAR TARİHİ : 19.04.2016

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine, karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan ………… . vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ……… tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, sigortalının iş kazasından vefatı nedeniyle anne, baba ve kardeşlerinin manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı anne ve baba yararına ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi, davacı kardeşler yararına ayrı ayrı 3.000,00 TL manevi tazminatların kaza tarihi olan 19.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; müteveffa sigortalının olay tarihinde seyyar dikiş makinasının arızalanması üzerine makinayı incelerken kaçak elektrik akımına maruz kalarak vefat ettiği, hükme esas bilirkişi kusur raporunda davalı işveren şirketin % 30, genel müdür davalı A.. Ö..’in % 5, fabrika müdürü davalı K.. B..’nın % 5, iş güvenliği uzmanı davalı A.. D..’un % 5, bakım sorumlusu davalı A.. G..’ın % 5, müteveffa işçinin % 50 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği anlaşılmaktadır.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik İlkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir )
Somut olayda, hükme esas bilirkişi kusur raporunun oluşa uygun olmadığı anlaşılmakla, olaya ilişkin ceza dava dosyası da getirtilerek zararlandırıcı olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşullar göz önünde tutularak konusunda uzman iş güvenliği uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine dosyanın incelettirilerek tarafların kusur ve sorumluluklarının oluşa uygun şekilde yeniden belirlenmesi ile sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz kusur raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, temyiz edenlerin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı …………… .. D..’a iadesine, 19.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.