Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2016/1312 E. 2016/2653 K. 09.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1312
KARAR NO : 2016/2653
KARAR TARİHİ : 09.05.2016

Mahkemesi :… 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde verilen karar, davacı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
20.06.2014 tarihli hüküm fıkrasında davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve red edilen kısım yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekâlet ücreti takdir edilmediği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin 21.07.2014 havale tarihli dilekçesi ile, red edilen kısım üzerinden tarafları lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücreti takdir edilmediği belirtilerek, vekâlet ücreti takdir edilmek suretiyle maddi hatanın tavzih yoluyla düzeltilmesinin talep edildiği, davacı vekilinin 26.08.2014 havale tarihli dilekçesi ile, söz konusu hususun maddi hata olarak kabul edilemeyeceği belirtilerek talebin reddine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davalı vekilinin talebi kabul edilerek 15.09.2014 tarihli tavzih kararı ile, hüküm fıkrasının 10. satırına ”… Davalı yararına red edilen miktar yönünden 4.944,37 TL vekâlet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine…” eklenmesine karar verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hükmün tashihi başlıklı 304. maddesi uyarınca hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların, mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceği, HMK’nın hükmün tavzihi başlıklı 305. maddesi uyarınca hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği ancak HMK’nun 305/2. maddesi uyarınca hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği anlaşılmaktadır. Somut olayda davalı vekilinin red edilen kısım yönünden vekâlet ücreti takdir edilmediğini belirterek bunun tavzih yoluyla düzeltilmesi talebinin HMK’nın 304. maddesinde sayılan yazı ve hesap hatasının düzeltilmesi niteliğinde olmadığı gibi tavzihe ilişkin 305. maddesi kapsamında hükmün açıklanması veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesi niteliğinde de olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece talebin kabulüne karar verilerek HMK’nın 305/2. maddesi hükmüne aykırı olarak tavzih yoluyla davacı aleyhine hüküm fıkrasındaki borçların genişletildiği anlaşıldığından davalının tavzih talebinin kabulüne dair mahkemenin 15.09.2014 günlü ek kararının bozularak kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesine geçildi.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre işin esası ile ilgili davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 09.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.