Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2016/22248 E. , 2020/5350 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/22248
Karar No : 2020/5350
DAVACI : …adına vasisi …
DAVALILAR :1- … 2- …Bakanlığı / …
VEKİLİ : … 3- …Müdürlüğü – …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
1. 3. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan davacı tarafından, 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik olarak yapılan rütbe terfi sözlü sınavları ile söz konusu sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline ve maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
2. Bu işlemlerin dayanağı olan ve Bakanlar Kurulunun 2015/7685 sayılı kararıyla yürürlüğe konulan 10/05/2015 tarihli, 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “İhtiyaca göre her rütbe için birden fazla komisyon oluşturulabileceği gibi …” ibaresinin ve 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla” ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu Yönetmeliğin yargısal denetime olanak sağlamadığı ve sözlü sınava ilişkin hiçbir objektif ölçüt öngörmediği öne sürülmüştür.
Dava konusu işlemin, objektif bir puanlama sistemi ile hakkaniyete uygun, tutarlı ve tarafsız olmasını sağlayacak bir düzenleme öngörülmemiş olması nedeniyle sebep, amaç, konu ve yetki unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Ayrıca, sözlü sınavda sorulan sorulara verilen yanıtların teknolojik olanaklardan yararlanılarak kayıt altına alınmadığı, idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu belirtilmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMASI:
Cumhurbaşkanlığı (kapatılan Başbakanlık) ve İçişleri Bakanlığı tarafından; dava konusu Yönetmeliğin, adayların lehine düzenlemeler getirdiği, sözlü sınav için (50) baraj puanının belirlenmesinin makul olduğu, anılan Yönetmelik hükümleri ile, amir sınıfı personelden beklenen yeterlilikler de dikkate alınarak bir üst rütbeye terfi edecek personelin belirlenmesi için objektif kriterler belirlendiği ve idarece üst hukuk normlarına uygun düzenleme yapıldığı belirtilmiştir.
Dava konusu sözlü sınavın, sözlü sınava giren adaylara önceden bastırılan sorular arasından soru kartı çektirilmek suretiyle icra edildiği, binlerce rütbeli personelin tek bir komisyon tarafından değerlendirmeye tabi tutulması halinde sınav işlemlerinin zamanında tamamlanmasının mümkün olamayacağı, yazılı sınavda personelin sadece mesleki bilgisi ve genel kültürü ölçülebilmekle beraber, bu bilgilerini uygulamaya nasıl yansıtacaklarının tespiti bakımından sözlü sınava tabi tutulmaları gerektiği, ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca yapılan sözlü sınav sonucunda davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; sözlü sınavda başarı barajının aday lehine düşük tutulduğu, (50) puan alma şartı konulmasının; daha fazla katılımı sağlamak, objektiflik ve hakkaniyet açısından makul olduğu ileri sürülmüştür.
Dava konusu sözlü sınavın, sözlü sınava giren adaylara önceden bastırılan sorular arasından soru kartı çektirilmek suretiyle icra edildiği, bu yönüyle farklı komisyonlar tarafından farklı değerlendirme yapıldığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, adayların değerlendirme kriterlerinin Yönetmelikte açıkça ortaya konulduğu ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca yapılan sözlü sınav sonucunda davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının iptaline; davacının katıldığı sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına; maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi ile 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “İhtiyaca göre her rütbe için birden fazla komisyon oluşturulabileceği gibi …” ibaresi ve 29. maddesinin 1 fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla” ibaresi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ : Dava, 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, 2015 yılı terfi döneminde 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavları ile sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin ve bu işlemlerin dayanağı olan 10.5.2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “İhtiyaca göre her rütbe için birden fazla komisyon oluşturulabileceği gibi….” ibaresinin, 29. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ”…Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla…” ibaresinin iptali ile yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi ve 2. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasanın işlem tarihindeki şekliyle 124. maddesinde; Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilecekleri kurala bağlanmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesinin 4. fıkrasında; “Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır.” hükmü, 11. fıkrasının (c) bendinde; Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için, “Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması, … şarttır.” hükmü, 18. fıkrasında da, “Rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almıştır.
Anılan Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 10.5.2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin “Sınav Komisyonlarının Teşkili” başlıklı 26. maddesinin 2. fıkrasında; “İhtiyaca göre her rütbe için birden fazla komisyon oluşturulabileceği gibi birden fazla rütbe için de tek bir komisyon görevlendirilebilir.” hükmüne, “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında; yazılı sınava giren adayların, sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulacağı hükmüne yer verilmiş, “Sınav listelerinin düzenlenmesi” başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasında da, başarı puanının, yazılı ve sözlü sınavlarda alınan puanların aritmetik ortalaması ile belirleneceği, başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalamasının elli ve üstü olmasının şart olduğu belirtilmiştir.
Yönetmeliğin 26.maddesinin 2. fıkrasında yer alan ihtiyaca göre her rütbe için birden fazla komisyon oluşturulabileceği yolundaki düzenlemede, üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
5.5.2016 günlü, 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile dava konusu Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrası yürürlükten kaldırılmış olduğundan iptal istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamakta ise de, söz konusu Yönetmelik hükmüne dayalı olarak tesis edilen işlemlerin de iptali istenildiğinden, anılan düzenlemenin hukuksal irdelemesinin yapılması gerektiği açıktır.
Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesinde; sözlü sınavda başarılı olabilmek için en az elli puan almış olmak kaydı aranmasının makul bir başarı puanı olduğu düşünülse de, yazılı sınavda herhangi bir başarı puanı öngörülmediği ve yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı puanı aranmadan sözlü sınava çağrıldığı dikkate alındığında, bu haliyle nihai başarı listesinin oluşumunda sözlü sınavın büyük oranda belirleyici olacağı ve somut olarak değerlendirilebilecek ve adaylar arasında objektifliği sağlayabilecek nesnel bir değerlendirme ölçütü olan yazılı sınav puanını değerlendirmede etkisiz kılacağı ve yazılı sınavın tamamlayıcısı niteliğinde olması gereken sözlü sınavını, seçimin tek belirleyici unsuru haline getireceği sonucuna varıldığından davaya konu düzenlemede bu yönüyle hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan dava konusu sözlü sınavın diğer hukuki dayanağı olan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin iptali istemiyle açılan başka davalarda; 3201 sayılı Kanunda emniyet personelinin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için liyakat ve kariyer ilkelerinin gereği olarak “yazılı sınavda başarılı olma” şartının aranması karşısında, anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak, yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı kriteri aranmadan sözlü sınava çağrılmasına ilişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Yazılı sınava giren adaylar,. …” ibaresinde ve Yasa hükmünde açıkça “sözlü sınav” şeklinde yapılan düzenlemeye uygun olarak maddenin başlığında “sözlü sınav” ibaresine yer verildiği halde, madde içeriğinde sadece mülakata yönelik değerlendirmelere yer verilip, sözlü sınavının amacı olan bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmediğinden aynı maddenin 3. fıkrasında eksik düzenleme nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı belirlenmiştir.
Bu durumda, hukuka aykırılığı tespit edilen Yönetmelik hükümlerinin uygulama işlemi niteliğinde olan 2015 yılı terfi döneminde 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Ancak, sözlü sınavın hukuka aykırılığının belirlenmesi davacının doğrudan sözlü sınavda başarılı olduğu ve bir üst rütbeye terfi ettirilmesi sonucunu doğurmayacağından yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemi bu aşamada yerinde görülmemiştir.
Davacının 2. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmesine karar verilmesi isteminin ise, yargı yerlerince idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceğinden incelenmeksizin reddi gerekmektedir
Davanın, davacının sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda “derdestlik” müessesesi düzenlenmemiş ve Kanunun 31. maddesinde, Hukuk Muhakemeleri Kanununun derdestlik ile ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte; tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava görülmekte iken ikinci davanın esasının derdestlik nedeniyle incelenemeyeceği usul hukukunun genel ilkelerindendir.
Davacı tarafından, bir üst rütbeye terfisinin yapılması kapsamında 28.6.2015 tarihinde katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Malatya İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen 29.3.2016 günlü, E:2015/1027, K:2016/339 sayılı kararın Danıştay 5. Dairesinin 5.12.2016 günlü, E:2016/29654, K:2016/8349 sayılı kararı ile onandığı ve halen dava dosyasının Danıştay 5. Dairesinin E:2017/9053 sayılı esasına kayden karar düzeltme aşamasında derdest olduğu anlaşıldığından, bu haliyle bakılmakta olan davanın, davacının sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemine ilişkin kısmının derdestlik nedeniyle incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle;10.5.2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, …” ibaresinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı, 2015 yılı terfi döneminde 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavının iptali, davanın diğer kısımlarının ise reddi gerektiği düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince, …Sulh Hukuk Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla davacıya vasi atandığı görüldüğünden davaya davacı adına vasi yoluyla devam edilmesine karar verilerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı, bir üst rütbeye terfisinin yapılması kapsamında 28/06/2015 tarihinde katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında (30) puan takdir edilerek başarısız sayılmıştır.
Bakılan dava, 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavları ile davacının söz konusu sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline; maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine; ayrıca sınavın dayanağı olan ve 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “İhtiyaca göre her rütbe için birden fazla komisyon oluşturulabileceği gibi …” ibaresinin ve 29. maddesinin 1 fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla” ibaresinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 124. maddesinde, “Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler.” hükmüne yer verilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun “Terfi ve Atama” başlıklı 55. maddesinin 11. fıkrasında, “Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için;
a) Bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması,
b) Bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanının alınması,
c) Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması,
d) Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunması, şarttır.” hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin “Yazılı sınav” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında, “Üst rütbeye terfi edecek personelin mesleki bilgi ve genel kültür düzeyini ölçmek üzere yapılacak yazılı sınavlar, Polis Akademisi Başkanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde sınav komisyonlarınca yapılır.” kuralına; “Sözlü sınav” başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Yazılı sınava giren adaylar, sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur.” kuralına yer verilmiştir.
Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi:
Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “İhtiyaca göre her rütbe için birden fazla komisyon oluşturulabileceği gibi …” ibaresinin incelenmesi:
10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin “Sınav komisyonlarının teşkili” başlıklı 26. maddesinin 2. fıkrasında, “İhtiyaca göre her rütbe için birden fazla komisyon oluşturulabileceği gibi birden fazla rütbe için de tek bir komisyon görevlendirilebilir.” kuralına yer verilmiştir.
Yönetmelik kapsamında yapılan sınavlarda adaylara yöneltilecek soruların, daha önceden soru ve cevap anahtarı hazırlanan soru havuzundan ilgili adayın soru kartı çekmesi suretiyle belirlendiği dikkate alındığında, birden fazla komisyon marifetiyle sınavların yürütülmesinde sınav güvenliği ve objektifliği bakımından sakıncalı bir durum bulunmadığı gibi, farklı rütbelerde sınava tabi tutulan personel sayısının fazla olmasının, sınavın makul sürede sonuçlandırılabilmesi için birden fazla komisyon marifetiyle yürütülmesini gerekli kıldığı anlaşıldığından, Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fıkrasındaki “İhtiyaca göre her rütbe için birden fazla komisyon oluşturulabileceği gibi …” ibaresinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan ”Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla …” ibaresinin incelenmesi:
10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin “Sınav listelerinin düzenlenmesi” başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasında; “Başarı puanı, yazılı ve sözlü sınavlarda alınan puanların aritmetik ortalaması ile belirlenir. Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalamasının elli ve üstü olması şarttır.” kuralına yer verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 124. maddesi uyarınca, yasa koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanmasını ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesini yürütmeye, bir başka ifadeyle idarelere bırakmasının mümkün olduğu görülmektedir. Ancak, idarelerin düzenleme yapma yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak kullanılabilir.
Ayrıca idareler, görev alanlarına ilişkin olarak tüzük ve yönetmelik dışında, yönerge, tebliğ, genelge gibi çeşitli adlar altında da düzenleme yapabilmektedirler. Ancak bu düzenlemeler arasında “normlar hiyerarşisi” olarak adlandırılan bir ilişki bulunmaktadır.
Normlar hiyerarşisi kuramına göre hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir. Bu kuramın en belirgin özelliklerinden biri de, bir düzenlemenin hiyerarşik sıralamada daha altta bulunan bir düzenleme ile değiştirilememesi ve kaldırılamamasıdır. Dolayısıyla normlar hiyerarşisinde Kanunlardan alt sırada gelen Yönetmeliklerin de üst norm olan Kanunlara aykırı olamayacağı açıktır.
Dava konusu Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasında, ilgililerin terfi değerlendirmesine tabi tutulabilmeleri için, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendindeki düzenlemeye uygun olarak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmaları şartı aranmaktadır. Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasının iptali istenilen kısmında ise, yazılı sınavın tamamlayıcısı olan ve görevin gerektirdiği niteliklere en uygun personelin bir üst rütbeye terfisi için mesleki bilgisini ve genel kültür düzeyini ölçmeyi amaçlayan sözlü sınav notuna da önem atfedilerek, başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak şartının arandığı görülmektedir. Anılan Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde yer alan, başarı puanının, yazılı ve sözlü sınavlarda alınan puanların aritmetik ortalaması ile belirleneceği şeklindeki düzenleme de dikkate alındığında, başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az 50 puan alınması şeklinde belirlenen asgari başarı kriterinin makul olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, yazılı sınava giren adayların (hiçbir başarı kriteri aranmadan) tamamının sözlü sınava çağrılması şeklinde düzenleme getiren aynı Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Yazılı sınava giren adaylar” ibaresinin, Dairemizin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararı ile; 3201 sayılı Kanunda emniyet personelinin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için, liyakat ve kariyer ilkelerinin gereği olarak, “yazılı sınavda başarılı olma” şartının aranması karşısında, anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak, yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı kriteri aranmadan sözlü sınava çağrılmasına ilişkin düzenlemede Kanun hükmüne uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bu husus da dikkate alındığında, sözlü sınav yönünden bir başarı kriteri getiren Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan ”Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla” ibaresinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava Konusu İşlemlerin ve Tazminat İsteminin İncelenmesi:
Davacının katıldığı sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin incelenmesi:
Dosyanın incelenmesinden, 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, bir üst rütbeye terfisinin yapılması kapsamında 28/06/2015 tarihinde katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında (30) puan verilerek başarısız sayılması üzerine, söz konusu sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik olarak yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının iptaline ve maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi; ayrıca sınavın dayanağı olan ve 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “İhtiyaca göre her rütbe için birden fazla komisyon oluşturulabileceği gibi …” ibaresinin ve 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, …” ibaresinin iptali istemiyle Dairemizde bakılmakta olan işbu davanın açıldığı, öte yandan sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin iptali istemiyle Malatya İdare Mahkemesinde de dava açıldığı ve anılan Mahkemenin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin iptal edildiği, söz konusu Mahkeme kararının Dairemizin 05/12/2016 tarih ve E:2016/29654, K:2016/8349 sayılı kararıyla onandığı ve karar düzeltme isteminin de Dairemizin 13/02/2020 tarih ve E:2017/9053, K:2020/946 sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda; “derdestlik” ve “kesin hüküm” müesseseleri düzenlenmemiş ve Kanun’un 31. maddesinde; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, tarafları ve konusu aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı olgusundan hareketle ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine; bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükme karşın tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan ikinci bir dava açılmış olması durumunda ise bu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, davacının sözlü sınav sonucunda başarısız sayılması işlemi ile sözlü sınav ve dayanağı düzenleyici işlemin iptali istemiyle Dairemizde bu davayı açtığı tarih itibarıyla İdare Mahkemesince tarafı, konusu ve sebebi aynı olan sözlü sınavda başarısız sayılma işlemi ile ilgili görülen davada verilen “iptal” kararının henüz kesinleşmediği, bu yönüyle yukarıda yer verilen kesin hükmün varlığından bahsedilmesine imkan bulunmadığı, ancak Dairemizde bakılan bu dava devam ederken söz konusu sözlü sınavda başarısız sayılma işlemine ilişkin İdare Mahkemesi kararının temyiz ve karar düzeltme kanun yollarından geçerek kesinleşmiş olması nedeniyle, anılan işlem (başarısız sayılma işlemi) yönünden bu davada yeniden karar verilmesine imkan bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının incelenmesi:
10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin yukarıda yer verilen 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, …” şeklindeki düzenlemede, yukarıda yer verilen gerekçeler doğrultusunda herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiş ise de, anılan Yönetmeliğin dava konusu bireysel işlemin dayanağı hükümlerinden olan 28. maddesinin sözlü sınavın içeriğine ilişkin 3. fıkrasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Dairemizin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla iptaline karar verilmesi, ayrıca 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Yazılı sınava giren adaylar” ibaresinin de Dairemizin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında, anılan sınavda puanların belirlenmesinde, dayanak Kanun hükmünde öngörüldüğü şekilde ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun bir değerlendirme yapıldığından söz edilmesine hukuken imkan bulunmadığından, söz konusu hukuka aykırı düzenlemeler dayanak alınarak tesis edilen ve 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasından kaynaklanan maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin incelenmesi:
Davacının başarısız sayılma işleminin iptaline ilişkin kısmı ile ilgili olarak yukarıda yer verilen gerekçemizin davacının sözlü sınavda başarılı olduğu sonucunu doğurmaması, yeniden yapılacak sözlü sınavda değerlendirilmesine yönelik olması nedeniyle, bu aşamada davacının maddi hak kaybının varlığından söz edilemeyeceğinden, davanın bu kısmı yönünden davacı talebinin reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “İhtiyaca göre her rütbe için birden fazla komisyon oluşturulabileceği gibi …” ibaresi ve 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla” ibaresi yönünden davanın REDDİNE oybirliği ile,
2. 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının İPTALİNE oybirliği ile,
3. Davacının 28/06/2015 tarihinde katıldığı sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğu ile,
4. Davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasından kaynaklanan maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebi yönünden davanın REDDİNE oybirliği ile,
5. Dava kısmen iptal, kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığına ile sonuçlandığından, aşağıda ayrıntısı gösterilen …TL yargılama giderinin haklılık oranına göre …TL’sinin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin kalan kısmı olan …TL’nin ise davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
7. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
8. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/11/2020 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY:
3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, bir üst rütbeye terfisinin yapılması kapsamında 28/06/2015 tarihinde katıldığı rütbe terfi sözlü sınavında (30) puan verilerek başarısız sayılması üzerine, söz konusu sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin iptali istemiyle …İdare Mahkemesinde de dava açıldığı ve Mahkemenin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin iptal edildiği, anılan Mahkeme kararının Dairemizin 05/12/2016 tarih ve E:2016/29654, K:2016/8349 sayılı kararıyla onandığı ve karar düzeltme isteminin de Dairemizin 13/02/2020 tarih ve E:2017/9053, K:2020/946 sayılı kararıyla reddedildiği anlaşıldığından, işbu davada başarısız sayılma işlemi yönünden davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla karar verilmesine yer olmadığı yolundaki çoğunluk kararının bu kısmına katılmıyorum.