Danıştay Kararı 4. Daire 2016/12411 E. 2020/4730 K. 23.11.2020 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/12411 E.  ,  2020/4730 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/12411
Karar No : 2020/4730

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av….

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Deri ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ..

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullanıldığı ileri sürülerek hakkında düzenlenen inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2009/9 ila 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … Otomotiv Teks. Gıda İnş. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu incelendiğinde alınan faturaların sahte olduğunu kabule yeterli olmadığı gerekçesiyle bu faturalara isabet eden tarhiyatlarda ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu cezalı tarhiyatların vergi inceleme raporuna dayalı olarak yapıldığı, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgede gösterilen katma değer vergisinin indirimi mümkün olmadığından ilgili dönem beyanı dikkate alınarak yapılan cezalı tarhiyatların ve kesilen cezanın yasal olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin, temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Davalı idarenin cezalı tarhiyatlara ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … Otomotiv Teks. Gıda İnş. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih … sayılı vergi tekniği raporunda; şirketin 23/07/2002-15/12/2008 tarihleri arasında … Vergi Dairesinin mükellefi olarak faaliyet gösterdiği, 15/12/2008 tarihinde ikamet amaçlı binaların inşaatı ile iştigal etmek üzere … Vergi Dairesinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 10/11/2010 tarihinde mükellefiyetinin resen terkin edildiği, şirket müdürü …’ye gönderilen 17/04/2014 tarihli defter ve belge isteme yazısının aynı evde oturan babası …’ye 21/04/2014 tarihinde tebliğ edildiği, rapor tarihi itibariyle 2009, 2010, 2011 yılı defter ve belgelerinin ibraz edilmediği, 2008 yılı defter ve belgelerinin gönderildiği ancak daha sonra mükellefe gönderilen tutanağı imzaya davet yazısının tebliğ edilmesine rağmen geri dönüş yapılmadığı, mükellefin tarh dosyası üzerinden yapılan incelemede, 25/07/2002 tarihli işe başlama yoklamasında, iş yerinin 50 m² ve aylık kirasının net 300,00 TL olduğu, şirketin 23/07/2002 tarihinden itibaren oto boya kaporta, oto elektrik tamirat işiyle iştigal ettiği, demirbaş olarak 1 adet masa, 3 adet sandalye, muhtelif el aletleri, telefon bulunduğu, şirket müdürlüğünün şirket ortaklarınca yürütüldüğü, iş yeri adres değişikliği nedeniyle yapılan 19/12/2008 tarihli tescil yoklamasında, tespit anında çalışanı bulunmadığı, iş yerinin yaklaşık 20 m² büro olduğu, ilgili adrese nakil gelindiği ve inşaat, nakliyat, otomotiv işi ile iştigal edildiği, demirbaş olarak 1 adet büro masası, 3 adet koltuk,1 adet evrak dolabının bulunduğu, 10/11/2010 tarihli yoklamada, ödevli şirketin ilgili adreste iş yeri ve faaliyetinin olmadığı, aynı iş yerinde başka bir mükellefin şube iş yeri olarak laminant parke satış işine devam ettiği, söz konusu iş yerinin sahibi ile görüşüldüğünde iş yerinin söz konusu şirkete hiç kiraya verilmediği hususlarının beyan ve tespit edildiği, şirketin beyan ettiği katma değer vergisi matrahlarının 2008 yılında 141.898,29 TL , 2009 yılında 4.340.877,10 TL, 2010 yılında 1.635.525,80 TL olduğu, karşılaştırmalı Ba-Bs formlarının tetkikinden şirket tarafından 2008 yılında 3 mükellefe 7 belge karşılığı 106.000,00 TL(KDV hariç) satış yapıldığının beyan edildiği, 3 mükellefe 13 belge karşılığı 83.000,00 TL(KDV hariç) satış yapıldığı halde bu tutarın Bs bildirimi ile beyan edilmediği, 2009 yılında yapılan satışların 81.150,00-TL(KDV hariç) eksik beyan edildiği, 12 mükellefe 53 belge karşılığı 1.517.771,00 TL satış yapıldığı halde Bs bildirimi ile beyan edilmediği, 2010 yılında yapılan satışların 130.100,00 TL(KDV hariç) eksik beyan edildiği, 7 mükellefe 43 belge karşılığı 2.674.022,00 TL(KDV hariç) satış yapıldığı halde bu tutarın Bs bildirimi ile beyan edilmediği, 2009 ve 2010 yılı alışlarının tamamına yakınının sahte belge düzenleyicisi olduğu vergi tekniği raporu ile tespit edilen mükelleflerden yapıldığı, 2011 yılında Bs bildirimi verilmediği ancak 2 mükellefe 2 belge karşılığı 7.000,00 TL(KDV hariç) satış yapıldığının tespit edildiği, şirket adına 184.869,31 TL vergi borcu tahakkuk ettiği halde hiçbir ödemede bulunulmadığı, tespit edilen olumsuzlukların özellikle 2008/12. aydaki ortak değişikliğinden sonra gerçekleşmesi nedeniyle mükellefin 01/01/2009 tarihinden itibaren gerçek bir ticari faaliyeti olmadığı ve komisyon karşılığı sahte fatura düzenlemek amacı ile mükellefiyet tesis ettirdiği kanaat ve sonucuna ulaşıldığı tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, şirketin yüksek tutarlı cirolar yapmasına rağmen, yapılan yoklamalarda bu hacimde iş yapmasına imkan verecek bir iş yerine ve sermaye yapısına sahip olmadığının tespit edildiği, iş yerinin sahibi ile görüşüldüğünde iş yerinin söz konusu şirkete hiç kiraya verilmediğinin beyan edildiği, şirketin mal alışlarının tamamına yakınının sahte fatura düzenlediklerine dair vergi tekniği raporları bulunan mükelleflerden yapıldığı hususları dikkate alındığında, anılan mükellef tarafından davacı adına düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından, bu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın kabulü yönündeki Vergi Mahkemesi kararının cezalı tarhiyatlar kısmına ilişkin kabul kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının, … Otomotiv Teks. Gıda İnş. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden alınan faturalara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 23/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.