YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13691
KARAR NO : 2016/5631
KARAR TARİHİ : 28.03.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından duruşmalı olarak istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, duruşma istemi gider olmadığından reddedilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, borçlu şirket aleyhine başlatılan takibe istinaden haciz yapıldığını mahcuzlara ilişkin davalı 3. kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu davalı 3. kişi ile borçlu arasında organik bağ bulunduğunu, ortaklık yapılarının borçlu hisselerinin devredilmesinden önce büyük ölçüde aynı olduğunu bildirerek davalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi, müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında hiçbir organik bağ olmadığını belirterek davanın reddi ile hacizlerin kaldırılmasını talep emiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı 3. kişi ve borçlu şirketin adreslerinin farklı olduğu, mahcuzların 3. kişi şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketler arasında herhangi bir organik bağın bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı, 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, borçlu şirketin haciz yapılan adreste daha önce faaliyette bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin olarak alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasının kabul ile sonuçlanmasından hemen sonra, … tarihinde alınan kararla borçlu şirketin bir başka adrese taşındığı, 3. kişi şirketin; borçlu şirketin taşındığı adreste borçlu şirketin ortaklarının kardeşleri tarafından, yine borcun doğumundan sonra 29.09.2011 tarihinde kurulduğu, haciz mahallinde borçlu şirket markasını taşıyan malların haczedildiği, bu itibarla İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, davanın alacaklı tarafından açılmış olmasının ispat külfetini değiştirmeyeceği davalı 3. kişi tarafından sunulan faturalar borcun doğum tarihinden sonra düzenlenmiş olup, ayırt edici özelliklerinin bulunmadığı, karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan davalı 3. kişinin, karinenin aksini kesin ve inandırıcı delillerle
.//…
ispat edemediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 28.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.