YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/31839
KARAR NO : 2014/25131
KARAR TARİHİ : 30.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığının ihlâli, Mala zarar verme, Resmî Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-)Sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu birden fazla kişi ile birlikte işleyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının ( c ). bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmeden, sanığın; aynı Yasa’nın 53/1-c.maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasa’nın 322. maddesi uyarınca hüküm fıkralarından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak, yerine “kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 Sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-)Sanık hakkında resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
TCK’nın 206. maddesinde tanımlanan suçun oluşması için suç soruşturma veya kovuşturması için düzenlenenler dışındaki diğer resmi belgelerin düzenlenmesi aşamasında failin görevlilere kimliği ile ilgili yalan beyanda bulunması gerektiği;
Somut olayda; Uşak ilinde mağdurun evine girip hırsızlık yapmaya kalkışan sanığın, olaydan üç saat sonra Afyon ilinde yakalandığında hakkında yapılacak soruşturma ve kovuşturmayı engellemek amacıyla görevlilere kimliği hakkında bilgi verirken adının … olduğunu beyan ederek gerçek bir kişinin kimlik bilgilerini kullandığı, yakalama tutanağı, üst arama tutanağı ve adli raporun … adına düzenlenmesine sebebiyet verdiği, daha sonra kolluk görevlilerince parmak izleri üzerinden yapılan araştırmalar sonucunda sanığın gerçek kimliğinin tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 268. maddesinde düzenlenen suçun oluşması için başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmanın da yeterli olduğu, kimliği kullanmanın zorunlu olmadığı gözetilmeden, sanığın TCK’nın 268. maddesinin yollamasıyla anılan Kanun’un 267. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesi gereğince yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 30.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.