Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/18765 E. 2014/7269 K. 18.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18765
KARAR NO : 2014/7269
KARAR TARİHİ : 18.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mağdurla aynı işyerinde çalışan sanığın, işyerinde mağdurdan cep telefonunu konuşmak için istemesi, mağdurun da vermesi üzerine sanığın telefonu da alıp bir daha gelmemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, eylemin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı yasanın 141/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 Sayılı TCK’nın 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı öngörülmektedir. Aynı yasanın 7.fıkrası uyarınca da hükümlük kararında bu durumun belirtilmesi gerekmektedir.
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 Sayılı Kanunun 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinde adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan “adli para cezasının” infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu durumda, 5237 sayılı TCK’nın 58, 5275 Sayılı Kanunun 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmesi halinde, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği, sonucu ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında hükmolunan cezanın niteliği itibariyle 5237 Sayılı TCK’nın 58. maddesinin 6 ve 7. fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği gibi sanığın adli sicil kaydındaki … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.07.2000 tarih ve 609-1238 sayılı ilamının silinme koşullarının gerçekleşmesi, diğer ilamların ise kesinleşme tarihlerinin bu suç tarihinden sonra olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; “Sanığın tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşıldığından cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilişkin bölümün hükümden çıkartılmasına, karar verilmek suretiyle; sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.