YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/33090
KARAR NO : 2014/34556
KARAR TARİHİ : 28.10.2014
Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 31/2, 62/1 ve 52/2; maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Didim (Yenihisar) Sulh Ceza Mahkemesinin 26/04/2012 tarihli ve 2012/70 esas, 2012/377 sayılı kararını kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle, anılan Kanun’un 86/2, 31/2, 62/1 ve 52/2 maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Didim 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17/03/2014 tarihli ve 2013/540 esas, 2014/78 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 04.07.2014 tarih ve 2014/13725 – 46192 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.07.2014 tarih ve 2014/262345 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5237 sayılı TCK’nin 31/2. maddesi kapsamında kalan 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olan küçüklerin, işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığının tespitinde, küçüğün içinde bulunduğu aile, sosyal ve ekonomik koşullar ile psikolojik ve eğitim durumu hakkında sosyal çalışma uzmanına ve ilgili uzman kişilere rapor hazırlatılması, hazırlanan bu raporlar değerlendirilerek hakim tarafından ceza sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya içerisinde 15.02.2011 tarihli Söke Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube müdürlüğü sosyal çalışma görevlisi Yüksel Gürbüz tarafından düzenlenmiş olan sosyal inceleme raporu bulunduğu anlaşılmakla; mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek, kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 28.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.