Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/20617 E. 2014/18203 K. 25.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20617
KARAR NO : 2014/18203
KARAR TARİHİ : 25.06.2014

Hırsızlık, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığını ihlâl suçlarından sanık…’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 151/1 ve 116/2. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis, 4 ay hapis ve 6 ay hapis cezalan ile cezalandırılmasına, mala zarar verme suçuna ait 4 ay hapis cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince 2 yıl denetime tâbi tutularak ertelenmesine, iş yeri dokunulmazlığını ihlâl suçuna ait 6 ay hapis cezasına ilişkin hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince 5 yıl süre ile geri bırakılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2012 tarihli ve 2006/765 esas, 2012/2545 sayılı karar aleyhine… Bakanlığınca verilen 26/03/2014 gün ve 2013/6137/21771 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/04/2014 gün ve 2014/121755 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 26/07/2006 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı, konut dokunulmazlığını ihlâl ve mala zarar verme suçlarından açılmış bir dava bulunmadığının gözetilmemesinde,
2-Kayden 29/01/1987 doğumlu olup, suçun işlendiği 12/01/2005 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamasında,
3-Yaşı küçük sanık hakkında suç vasfına göre 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerekmesi karşısında, uzlaşma hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmamasında,
4-Sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş bulunulmasında,
5-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4 maddesindeki, “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki hüküm karşısında, yazılı şekilde sanık hakkında kısa süreli hapis cezası verilip ertelendikten sonra 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesinde,
6- Şartlan oluşmasına rağmen bir suçtan belirlenen cezanın ertelenmesine karar verirken, başka bir suçta gerekçe göstermeden erteleme müessesesinin uygulanmamasında,
7- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun “çocuk mahkemesi, adliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakar” şeklinde olarak kovuşturma yapılıp yazılı şekilde karar verilmesinde,
8- Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan, 5395 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki, yasalaşan ilk hali uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesine göre uygulama yapılarak karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Sanık hakkında, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hüküm kurulduktan sonra her iki eyleminden dolayı verilen cezaların ertelenmesine karar verilmiş olmakla, yerinde görülmeyen 6 no’lu bozma isteminin REDDİNE,
2- Diğer bozma istemleri yönünden yapılan incelemede;
Dosya içeriğine ve inceleme konusu hükme göre diğer kanun yararına bozma istemleri yerinde görüldüğünden…Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 12.10.2012 gün ve 2006/765, 2012/2545 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarıca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.