Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2015/4182 E. 2016/2963 K. 24.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4182
KARAR NO : 2016/2963
KARAR TARİHİ : 24.05.2016

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve
temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hüküm altına alınan alacağa takip tarihinden itibaren % 16,50’yi geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanacağının tabi bulunmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarına gelince; İcra İflas Kanun’un 67. maddesine göre borçlunun tazminatla sorumlu tutulabilmesi için itirazında haksız olması, alacaklının tazminatla sorumlu tutulabilmesi için de takibinde haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Davacı alacaklı 10.830,97 TL asıl alacak ve 1.152,98 TL faiz alacağı üzerinden icra takibine geçmiş, mahkemece dava kısmen kabul edilerek 7.681,17 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptâline karar verilmiş, kalan asıl alacak ve faize ilişkin itirazın iptâli talebi ise reddedilmiştir. Hüküm altına alınan miktar yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucu belirlendiğinden alacağın likid olduğundan, dolayısıyla borçlunun itirazında haksızlığından, davacı alacaklı da kısmen haklı çıktığından takibinde haksız ve kötüniyetli olduğundan söz edilemez. Mahkemece koşulları oluşmadığından her iki taraf yararına da tazminata hükmedilmemesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek takip alacaklısı yararına icra inkâr tazminatına, takip borçlusu yararına da kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hükmün üçüncü paragrafındaki “7.681,17 TL asıl alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,” ifadelerinin karardan çıkartılarak yerine “Davacının şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine” dördüncü paragrafındaki “3.149,80 TL asıl alacağın % 20’si oranında icra inkâr tazminatının davacı taraftan alınarak davalı tarafa ödenmesine” ifadelerinin çıkartılarak yerine şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine” ifadelerinin yazılmasına, kararın değişik bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 24.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.