YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4213
KARAR NO : 2016/18759
KARAR TARİHİ : 31.05.2016
MAHKEMESİ : Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Suç tarihinin 25/04/1998 olduğu gözetilerek, 6831 sayılı Kanun’un 93. maddesinin 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 200. maddesi ile değiştirildiği mahkemece değişiklikten önceki düzenleme lehe kabul edilerek uygulama yapıldığı, ancak 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlük ve uygulama şekli hakkında Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrası uyarınca lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle denetime olanak verecek şekilde tesbit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Dosyada mevcut bulunan 07/03/2014 tarihli Orman İşletme Müdürlüğü yazısından, suça konu taşınmazın da bulunduğu alanın 1955 tarihli düzenlemelerle muhafaza ormanı olarak ilan edildiği, ancak 1980 yılında bu taşınmazın muhafaza ormanı dışına çıkarıldığı açıkça anlaşılmakla,suça konu yerin suç tarihinde muhafaza ormanı olup olmadığı hususu kesin olarak tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Avukatlık Asgari Ücret tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nispi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması, güvenlik tedbiri olan müsaderenin ise davanın konusu olmayıp hükmün sonucu olması ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen orman emvallerinin değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
4-Karar tarihi itibariyle şahsi hak taleplerine konu olabilecek tazminat, ağaçlandırma gideri ve nisbi harca hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.