Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/32 E. 2016/2716 K. 22.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/32
KARAR NO : 2016/2716
KARAR TARİHİ : 22.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Hapis cezası ertelenen sanık hakkında, ”Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesinin birinci cümlesine aykırı olarak aynı Kanun’un 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun alt soy yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanmasına karar verilmişse de; bu hususun ve aynı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının Anayasa Mahkemesi’nin TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında, 1 yıldan az, 3 yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir, bu sürenin alt sınırı mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz hükmü gözetilerek somut olayda, hırsızlık suçundan sonuç olarak hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin cezası ertelenen sanığın, denetim süresinin bu ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hükümdeki denetim süresine ilişkin bölümün hükümden çıkartılarak yerine cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51/3 maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı hususu dikkate alındığında; somut olayda, konut dokunulmazlığının ihlali suçu nedeniyle katılanın uğradığı bir zararın bulunmadığı gözetilmeden ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.06.2008 tarih ve 2008/2-149, 2008/163 sayılı kararında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedenini oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edeceğinden, hükmolunan hapis cezasının, erteleme hükümlerine göre daha lehe olduğu gözetilmeden, adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “müştekilerin zararı tam olarak karşılamadığından” biçiminde yerinde olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.