YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17732
KARAR NO : 2015/12495
KARAR TARİHİ : 24.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/06/2014 tarih ve 2012/123-2014/209
sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/11/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 15/02/2012 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında alınan 2, 3 ve 4. maddelere ilişkin kararların hukuka uygun olmadığını, söz konusu toplantı çağrısının görev süresi bitmiş olan müdür tarafından yapılması nedeniyle çağrıda usulsüzlük bulunduğunu, ortaklar kurulunun kanunun öngördüğü şekilde toplanmadığını, toplantıya ortak sıfatı olmayan kişilerin katıldıklarını, tasfiye kararının, karar nisabına aykırı bir biçimde alınıp hükümsüz olduğunu, tasfıye kararı alınmadan önce ortaklara şirketin mali durumu ile ilgili hiçbir bilgi verilmediğini, davalı şirket müdürünün kendi ibrasında oy kullandığını, tasfıye memuru olarak da şirketi tasfiyeye sürükleyen kişinin seçildiğini ileri sürerek 15.02.2012 tarihli toplantıda alınan 2, 3 ve 4. kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 15/02/2012 tarihli ortaklar kurulu kararının toplantı nisabına uyulmadan alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 15/02/2012 tarihli Ortaklar Kurulunun 2, 3 ve 4 nolu kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin 15/02/2012 tarihli ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, kararın toplantı nisabına uyulmadan alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Olay ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 549/2. maddesi uyarınca, esas sermayenin 3/4’üne sahip ortakların 3/4’ü tarafından verilecek karar ile şirketin infisah edebileceği düzenlenmiştir. Yine TTK’nın 372. maddesinde de, umumi heyetlerin, aksine hüküm bulunmayan hallerde, şirket sermayesinin en az 1/4’ünü temsil eden pay sahiplerinin katılımıyla toplanacakları hüküm altına alınmıştır.
Davacının iptalini istediği ortaklar kurulu kararında alınan kararlar; ibra, tasfiye ve tasfiye memuru atanmasına yöneliktir. Az önce belirtildiği üzere 6762 sayılı TTK’nın 549/2. maddesi uyarınca tasfiye kararının alınmasındaki toplantı nisabı esas sermayenin 3/4’ü, diğer taleplere yönelik toplantı nisabı ise TTK’nın 372. maddesi uyarınca sermayenin 1/4’ü dür.
Somut olayda davalı şirketin karar anındaki tüm ortaklarının bu toplantıya katıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır ki, daha önce alınan sermaye artırımına ilişkin kararın bu yargılama sırasında iptal edilmesi nedeniyle ortaklık yapısının eski haline döndüğü farz edildiğinde dahi, hem davacının hem de dava dışı diğer ortağın toplantıya katıldığı sabit bulunduğuna göre şirketin esas sermayesinin tümüne sahip ortakların toplantıya katıldığı sonucuna varılmalıdır.
Bu itibarla ortaklar kurulunda alınan bütün kararlar yönünden toplantı nisabı bulunmasına rağmen, mahkemece, diğer iptal sebepleri tartışılmadan, sırf toplantı nisabı bulunmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.